Ben aşkı şiirlerde, romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüya addedenlerden değildim. Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.
Bazen küçük bir çocuk gibi omzunda ağlamak istiyorum sonra da omuzlarımda küçük bir oğlan çocuğu gibi ağlamak istediğini yazıyorsun. Bazen, belki on, belki yüz, belki de bin defa seninle olmak istiyorum, sen de aynısını söylüyorsun.