İntibah, işlenişi açısından ilk edebi romanımızdır. Eğer Tanzimat Dönemi eserleri okuduysanız bu eserin niçin ilk edebi romanımız olduğunu bitabii anlayacaksınız.
Öneclikle konusuna ardından incelemeye geçelim.
Konusuna bakacak okursak İntibah, hem kölelik hem de dönemin mirasyedilerini eleştirmektedir.
Kitabın baş kahramanı Ali Bey'dir. Ali Bey varlıklı bir ailenin tek çocuğudur. Ali Bey'in Mahpeyker adında bir kadına aşık olmasıyla hayatı tamamen değişir.
İntibah romanı, entrika okumayı sevenler için hızlıca okunabilecek bir kitaptır, şahsen ben okurken çok eğlenmiştim.
İntibah romanında dikkati çeken bir diğer şey ise Namık Kemal'in bu romanı Kamelyalı Kadın romanından esinlenerek yazmasıdır.
Kamelyalı Kadın'nın baş kahramanı Matmazel Marguerite Gautier'dır ve Namık Kemal İntibah eserinde Matmazel kahramanını iki tipe ayrır:
Mahpeyker ve Dilaşub.
Hatta bundan kaynaklı bu iki kitabı ardı ardına okursanız İntibah'a daha farklı bir açıdan bakarsınız. Konu açısından "sonuçta benzer onumaya ne gerek var" dememeliyiz çünkü baş kahraman iki tipe ayrılınca ortaya hem entrika hem trajedi ortaya çıkabiliyor.
İntibah hakkında kendi düşüncelerimi açıkça söyleceksem başta, bu kitabın realizm akımına yetişemeyip yazılamayışını bu eserin trajedisi olarak ele alırım. Bunun sebebi romantizm akımının tipleri ele almasıdır. Tip denilen ya iyidir ya kötü, karakter olamamıştır.
Eğer kitap realizm ile yazılsaydı modern edebiyat ederleri arasına bile girerdi kanımca. Çünkü kötü kadın dediğimiz Mahpeyker'in psikolojisi aslında incelenmeye ve derinleştirilmeye en müsait tiptir kitapta. Beni kitaba en çok çeken şey de Mahpeyker'in psikolojisiydi. Eğer yazarımız başta Mahpeyker olmak üzere tipleri kahramanlaştırıp, derinleştirseydi ( Ne yazık ki Namık Kemal'in ömrü realizm akımını göremeye