Cansu Atay

Cansu Atay
@CansuAtay
Sırrını her gün bir parça veren; fakat hiçbir zaman büsbütün teslim olmayacak olan... *DM kullanmıyorum.
Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne Ne tan atışı doğumların sevincine Ey bir elinde mezarcılar yaratan Bir elinde ebeler koşturan doğa Bu seslenişimiz yalnızca sana Yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini Bitmedi daha sürüyor o kavga Ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek
Sayfa 23 - Yurt Kitap - 8. Baskı·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
... Hangi güle uzanmışsa o eller Sarı bir diken sırıtmıştı sessizce Hangi sevgiye dalmışsa o gözler Yaralı bir şiir okunmuştu içinde
Sayfa 19 - Yurt Kitap - 8. Baskı·Kitabı okudu
Şiir
Su ve ateş çağındaydı soluğumuz En umutsuz geceyarılarında En ıssız yollarda bırakıldık hep Yıkılmadık Günün bir yüzünde avuçlarken güneşi Bir yüzünde yeniden düştük toprağa Korkmadık Yüreğimizle parçaladık en sert kayaları Filizlenip uzandık dostluğun gökyüzüne En bereketli yağmurları Hep kendi soluğumuzla yarattık Aşk demişti yaşamın bütün ustaları Aşk ile sevmek bir güzelliği Ve dövüşebilmek o güzellik uğruna İşte yüzünde badem çiçekleri Saçlarında gülen toprak ve ilkbahar Sen misin seni sevdiğim o kavga Sen o kavganın güzelliği misin yoksa
Sayfa 7 - Yurt Kitap - 8. Baskı·Kitabı okudu
Şiir
Aşksız ve paramparçaydı yaşam Bir inancın yüceliğinde buldum seni Bir kavganın güzelliğinde sevdim Bitmedi daha sürüyor o kavga Ve sürecek Yeryüzü aşkın oluncaya dek
Sayfa 5 - Yurt Kitap - 8. Baskı·Kitabı okudu
Şiir
Her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. Her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün insana bakıp, yüzümü yere eğdim. Her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. Her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. Her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime. Her gün bir kuzey kışı indi içime. Her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. Bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. Her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. Belki de her şey. Her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. Minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. Her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. Her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. Güvercinleri yolculadım. Her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. Kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. Ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. Gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. Her gün bir taş parçası söktüm içimden. Her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. Her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. Her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. Ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. Öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. Her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. Her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. Her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. Her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim. Her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. Her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. Her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. Her gün "âh" ettim bir kere, bir kere o âh'ı geri aldım. Her gün "yol arkadaşım" dedim, kahırla kapladım sözlerimi. Her gün acını tattım.
Sayfa 10 - Metis Yayınevi - 10. Baskı·Kitabı okudu