"Etrafımı saran binlerce, yüz binlerce insanın bir avuç dolusu para için sergiledikleri bu vahşi heyecanı, birdenbire bana doğrultulan ve yalnızca bir saniyeliğine duygularımı harekete geçiren bir tabanca bile yaratamazdı."
"Eski İstanbul daha güzelmiş be abi," dedi Engin, tablolardan birine tutkuyla baktığı esnada. "Baksana şu renklere, doğallığa... Şu an bütün şehirler birbirine benziyor!"
Ne güzel söylemişti Engin. Keza Milas sözleriyle çocuğu destekledi:
"Çok haklısın Engincim... Her yere dikilen beton binalar, şehirlerin kimlik olgusunu resmen öldürüyor. İşin en acı tarafı ise kimsenin bu cinayetin farkında olmaması!"
Hemen sonra "İnsanlar için ne acı bir gerçek," diye düşünmeden edemedi dedektif. "İnsan yaşadığı yeri cennete ya da cehenneme çevirmekte özgür."