Vv

Vv
@Cansudyn
Evsizler, modern toplumun son özgür insanlarıydı. Kredi kartları yoktu. Çek defterleri yoktu. Cep telefonları yoktu. Her bağlantının, her telefon görüşmesinin, her hareketin kayda alındığı bir dünyada, arkalarında iz bırakmayan tek grup onlardı. Jean-Christophe Grangé
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bu kitap üzerimde büyüleyici bir yan bıraktı. Saat ikide kütüphaneye gittim. Biraz edebiyat ve felsefe çalıştım. Ondan sonra raflara biraz göz geçirdim elime Ferit Edgü'nun bu kitabı değdi ve oturup okumaya başladım.O kadar dalmiştım ki saat beşe kadar oturduğum yerden kalkmadım. kitap bitti,ben yüzümü pencereye doğru çevirdim. Karşı tarafta ortaokul vardı.Müdür defalarca oradan geçmiş pencerede hep beni görmüş,bana seslenerek: "seni sabahtandır bu yerinden kıpırdamadan bir kitaba odaklandığını görüyorum" dedi. Ve ben tebessüm ettim yalnızca.Ayağı kalktığımda açlık güdüsü sardı bedenimi bir yandan da Ferit Edgü'nün etkisi kafamın içersinde.Hakkari'de ki insanlar, Ferit Edgü'nun balıkçının atığı otağ ile kadın,çocuk cesetlerini çekmesi gözümün önüne geldi. Tüm gün onu düşündüm şiirler, ağıtlar,acılar, mülteciler,savaş, yoksulluk,özlem...
Puan vermedi·86 syf.·
2020 45. kitabı
Ferit Edgü'nün çok severek okuduğum bir eseriydi. "Hakkari'de bir mevsim" kitabının ardından otuz yıl sonra yazmış olduğu "Yaralı Zaman" eseri derinden yaraladı beni. Doğu bölgesinde savaş, acı,ölüm ve insan ağıtlarını nağmelere dönüştüren kadınların acılarını anlatırken boğazım düğüm düğüm oldu. Yaşlı adamın kayığıyla balık yerine çocuk,kadın cesetlerini çekmesi ve buna yazarın şahit olup, çığlıklar atıp hangi dilde tercüme edeceğini bilmemesiydi. Ferit Edgü'nün acıları anlayabilmesi ve Kürtçe dilini anlamamasına rağmen insanların beden diliyle dahi onları anlıyor olması etkiledi beni. Hangi cümleyi kursam yetersiz kalır. Syf"Bari ölmeden çocuklara yiyecek bir şeyler verseydiniz, dedim. Niçin, dedi. Hiç değilse tok ölsünler,dedim Kendimizi kandırmayalım,dedi. Hâlâ anlamadın mı, burada söz konusu olan vicdan sorunu değil."
Yaralı ZamanFerit Edgü · Sel Yayınları · 2016642 okunma
"Her şeyi zaman varken yapmak gerek. Geciktirilmiş sözler, askıya alınmış hayaller, ertelenmiş itiraflar, gerçekleştirilmeyen buluşmalar… Bir gün hepsi size pişmanlık olarak geri dönmeden önce, henüz vakit varken..." Murathan Mungan
Çocuklarıma bırakacağım en büyük miras, hiç var olmayacak olmalarıdır. Arthur Schopenhauer