Tarzlardaki farklılığın hiçbir anlam ifade etmediği, hem halktan, hem yüksek sosyeteden kimi cahiller hariç, insanları yaklaştıran şey, fikirlerin ortak oluşu değil, anlayışların akraba oluşudur.
Erdemlerimiz, özgür, değişken, kullanımı daimi şekilde bize ait şeyler değildirler; zihnimizde erdemlerimiz, karşılaştığımızda kendilerini harekete geçirmeyi görev bildiğimiz olaylara öyle sımsıkı bağlanmıştır ki, karşımıza farklı nitelikte bir olay çıktığında gafil avlanır ve bu erdemlerimizi kullanabileceğimizi aklımıza bile getirmeyiz.