"Hayat denen bir şey vardı. Paralı parasız insanlar yaşıyorlardı. Kızıyorlar, gülüyorlar, ağlıyorlar, alâkadar oluyorlar, seviyorlar, ıstırap çekiyorlar, fakat yaşıyorlardı. Kendisi niçin yaşamayacaktı? Hele bütün etrafın haset ettiği imkânlar elinde iken.. "
"Mektep, gençlik için daima ehemmiyetlidir. Her şeyden sarfınazar o yaşlarda ömrün en azaplı meselesi olan "Ne olacağım?" sualini geciktirir. Bırakın ki vaktinde yetişir, sonuna kadar sabreder, aktarmaları tam zamanında yaparsanız, içindekini behemehâl bir yere götüren trenlere benzer. Ben bu trenden vaktinden çok evvel âdeta çölün ortasında inmiştim."
"Müsavat içinde yaşamaya çalışmak daha iyidir; hiç olmazsa benim için, dilerim, nasibim büyüklüklerden uzak, emin bir köşede ihtiyarlamak olsun. Her şeyin ortası insan oğulları için en rahat ve faydalısıdır. İfratta ise bilâkis fâniler için mühim hiçbir kıymet yoktur."