Tatbikatlardarki Türk temsilci Enver Paşa'yla, "devrimi yapan Jön Türk'le" daha uzun konuşmuştu. "Büyüleyici bir adam, çok yakışıklı ve çok yetenekli. Hemen dost olduk." Beş yıl sonra Churchill, o zaman Türkiye'nin Harbiye Nazırı olan Enver'le doğrudan konuşarak, Türkiye'yi Almanya'nın yanında savaşa sokmamasını isteyecek ama bu işe yaramayacaktı.
Churchill bu tasarı hakkındaki konuşmasında, İngiltere'nin gelecekteki çalışma yaşamı hakkında şu görüşünü sundu: "Endüstriyel demokrasinin genel gidişatı, yetersiz çalışma saatlerine doğru değil, yeterli boş vakte doğrudur." Çalışan insanlar, yaşamlarının fabrikayla yatak arasında bir "değişimden ibaret" olmasını istemiyor; "Sağa sola bakınmak için zaman, evlerini gün ışığında görmek, çocuklarını görmek, düşünmek, okumak, bahçelerine bakmak için zaman; kısacası, yaşamak için zaman istiyorlar."
Militarizm yozlaşıp vahşiliğe dönüşüyor. Vatana bağlılık, zorbalığı ve dalkavukluğu teşvik ediyor. Hümanizm aşırı duygusallık ve gülünçlük haline geliyor. Vatanseverlik kararıp riyakarlığa dönüşüyor.
"Bana samimi görüşünü söyle, eğer olumlu bir görüşse," diye yazmıştı. "Olumsuz eleştiri istemiyorum. Eleştiri düşmanca olursa eleştirilen için bir değeri kalmaz.