Herhangi bir amir, en uygunsuz, hatta en münasebetsiz yer ve zamanda her istediğini yapabilirdi. Ağlanacak yerde güler, gülünecek yerde ağlarsa bu, üstün bileceği şeydi. Kurs görmüş, amirlerinden sıkı terbiye almış astın ödevi, üstünün en yakışıksız davranışları karşısında bile bunu aykırı bulmamak, üste hak vermekti.