Serinin diğer kitaplarına nazaran daha modern konular üzerinde durmaya çalışılmış ama gerek kötü kurgusu gerek zorlama bölümler olsun bu seri düzeyine yakışmayan bir kitap olmuş. Klasik polisiyelerde katil kim sorusuna, kitabın ortasında ulaşıp sonunda gerçekleşecek olayı 50 sayfa önceden anlıyorsunuz. Bunların yanı sıra güncel siyasi konuların X(Twitter) akışındaymış gibi yazılması da can sıkıcı bir diğer konu. Diyaloglar çoğu kısımda çok zayıf kalmış. Özellikle Evgenia ile olan bölümler baya cringe olmuş.
Diğer okuduğum Tess Gerritsen romanlarına(Cerrah, Çırak) göre kurgusunu daha zayıf buldum. Ayrıca romantizm fazla kaçmış, yazarı çok yansıtmadığını düşünüyorum.
Okuduğum ilk Lovecraft romanıydı. Konu ve tür bakımında sürükleyici gözükse de akademik dille yazılmış bir gezi yazısı gibiydi. Roman olmasını sağlayan ise bitmek tükenmek bilmeyen betimlemelerdi. Konu derinliği var ile yok arasındaydı. Kitabı okuduğum 4 gün boyunca bomboş gözlerle, çoğu bölümde kitaptan tamamen kopmuş farklı şeyleri düşünürken buldum kendimi. Kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Deliliğin DağlarındaH. P. Lovecraft · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,670 okunma
Güzel vakit geçirmek için yaptığım faaliyetlerden birisi de Martı Yayınlarından, New York Times Bestseller kitaplarını okumak. Lisa Gardner'ın Bobby Dodge serisinin ilk kitabı Tek Başına da bunlardan biriydi. Çok akıcı bir dil ve harika olay örgüsüyle okuru içine çeken ve oturunca başından kalkmak istemeyeceğiniz kitap. Ek olarak çevirmenimizin yapmış olduğu gerek yerel deyimler gerek benzetmeler çok güzeldi. Her anlamıyla harika bir eser çıkmış ortaya.
Rossum'un Uluslararası Robotları gerek robot kavramının ilk kullanılışı gerek robot temasının öncüsü olmasıyla baya etki bırakan bir tiyatro eseri olmuştur. Günümüz konsol oyunlarından Detroit Become Human'ın esinlendiğini düşündüğüm harika bir eser.