Mehmet

Puan vermedi·
Peki bu Gödel, Escher, Bach: bir Ebedi Gökçe Belik -genellikle “G EB” kısaltmasıyla bilinen kitap gerçekte ne hakkındadır? Bu soru 1973 yılında ilk taslaklarını yazmaya başladığımdan beri peşimi hiç bırakmadı. Elbette arkadaşlar ne üzerine çalıştığımı sorup durdular, ama kısa ve özlü bir açıklama getirmekte zorlandım. Yıllar sonra 1980’de, GEB bir süreliğine The New York Tim es'm çok satanlar listesine yerleştiğinde, başlığın altına haftalar boyunca şöyle tek tümcelik bir özet koyuldu: “Bir bilim insanı gerçekliğin birbirleriyle bağlantılı bir belikler dizgesi olduğunu iddia ediyor.” Ben bu su katılmadık zırvalığı şiddetle protesto edince sonunda yerine, beni tekrar hom urdanm aktan ancak alıkoyan birazcık daha iyi bir şeyler koydular. Pek çok insan başlığın her şeyi ifade ettiğini düşünüyor: bir matematikçi, bir sanatçı ve bir müzisyen hakkında bir kitap. Ama en dikkatsiz bakış bile, karşı çıkılamaz biçimde yüce kişiler olsalar da, bu üç bireyin per se kitabın içeriğinde çok küçük roller oynadıklarını görebilir. Kitap kesinlikle bu üç kişi hakkında değildir! Peki, öyleyse GEB'i “matematik, sanat ve müziğin özsel olarak nasıl aynı olduğunu gösteren bir kitap” olarak betimlemeye ne denir? Bu da yine esas konudan çok uzaktır ama bu yine de yalnızca kitabı okumayanlardan değil, kitabı okuyanlardan, hatta büyük bir hevesle okuyanlardan bile defalarca duyduğum bir yorum. Ve kitabevlerinde, GEB’in birbirinden çok farklı rafları süslediğine tanık oldum, yalnızca matematik, genel bilimler, felsefe ve bilişsel bilimler (hepsi de gayet iyi) değil, aynı zamanda din, okült ve Tanrı bilir başka hangi rafları. Bu kitabın ne hakkında olduğunu saptam ak neden bu kadar zor? Herhalde sırf uzun olduğu için değil. Kısmen GEB her türden pek çok konuyu fügler ve kanonlar, mantık ve
Gödel, Escher, BachDouglas R. Hofstadter · Pinhan Yayıncılık · 201150 okunma
Reklam
Puan vermedi·72 syf.··
2018 74. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2018 19:09
“Tanrı’nın emriyle şu tuhaf kahramanlarımla sürüp giden koca hayatı, herkesin görebileceği alay ve kimsenin göremeyeceği gözyaşlarıyla daha ne kadar seyredeceğim?” Ölü Canlar, 1842 Rus edebiyatının büyüleyici bir gelişim gösterdiği 19. yy’ın ilk yarısına tanıklık eden ve tanıklığının sonuçlarını zengin dili ve insanı derinden etkileyen hiciv yeteneğiyle gözler önüne seren Nikolay Gogol, aslında bu ‘büyülü dönemin’ oluşmasında, gelişmesinde ve devam etmesinde rol oynayan en önemli kişilerdendir.Çar I. Nikola’nın iktidar döneminde (1825-1855) Fransız Devrimi’nin düşüncelerinden etkilenerek Çar’ın otoritesini bir anayasayla sınırlamak isteyen subay ve aydınlardan oluşan grubun darbe girişimi (Dekabrist Ayaklanması – 14 Aralık 1825) başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra, bu muhalif harekete destek veren kişilerin bir kısmı asılarak idam edilir; geri kalanlar ise Sibirya’ya sürgüne gönderilir. Dönem, baskı dönemidir. İktidar, gitgide katılaşan tutumuyla ‘fikirleri özgürce ifade etme’ yollarının önünü kesmek için çaba sarfeder; Rus aydın katmanının (intelligentsia)
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,2bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2018 79. kitabı
Anton Pavloviç Çehov kısa ömrünün (1860-1904) son 25 yıllık yazarlık döneminde 300 kadar öykü, üç perdelik, tek perdelik piyesler yazarak dünya yazınında saygın bir yer tutmuştur. Türk okurları Çehov'u yeterince tanırlar. Öykü dalında, özellikle kısa öyküde neredeyse dünyanın bir numaralı ustası sayılan, piyesleriyle tiyatro sanatına büyük yenilikler getiren yazar, öykülerinin defalarca çevrilip yayınlanmış, oyunlarının devlet ve İstanbul şehir tiyatrolarında, özel tiyatro sahnelerinde birçok kez sergilenmiş olmasıyla ülkemiz okurlarının, izleyicilerinin sürekli ilgi odağı olmuştur. Çehov'a ülkemizde ilk ilgiyi Hilmi, ikbal, Akbaba gibi özel yayınevlerinin Haydar Rifat, Adnan Tahir Tan, Vahdet Gültekin gibi çevirmenlere Batı dillerinden yaptırıp bastıktan öykü çevirilerinde görüyoruz. Ardından 1940-1950 yıllarında devletin başlattığı aydınlanma döneminde Tercüme Bürosu ve Tercüme Dergisi çevresinde toplanan birçok çevirmen arasında Nihal Yalaza Taluy, Hasan Ali Ediz, Oğuz Peltek, Servet Lunel, Gaffar Güney, Erol Güney, Rana Çakıröz, Zeki Baştimar, Kemal Kaya, Şahap İlter'in doğrudan doğruya Rusça'dan yaptıktan çevirilerle Çehov 'un yapıtları Milli Eğitim Bakanlığı yayınları aracılığıyla Türk okurlarına ulaşır. Zamanla çoğalıp gelişen Varlık, Cem, Remzi, Bilgi, Can, Sosyal, Yeditepe, Adam vb. özel yayınevleri Milli Eğitim Bakanlığı Yayınevi'nin bastığı kitapların yeni basımlarını yaparlar, bu arada yeni kuşak çevirmenlerden Ergin Altay, Ataol Behramoğlu, Mazlum Beyhan vb.nin Çehov çevirilerini yayımlarlar. Bu arada şunu belirtmeyi borç bilirim: Nihal Yalaza Taluy, Rus asıllı bir kişi olmakla birlikte Tolstoy, Dostoyevski gibi yazarlar yanında Çehov'dan yaptığı çevirilerde şaşırtıcı, parıltılı bir dil kullanmıştır. Bu inanılmaz başarıyı tanınmış yazıncılarımızın bu
Bütün Öyküler 1 (1880-1884)Anton Çehov · Cem Yayınları · 2000714 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2018 58. kitabı
Ömer Seyfettin Türk Edebiyatının çok önemli bir ismi. Bu kitabı da ilkokul yıllarımda okuduğumda çok beğenmiş etkisinde de kalmıştim .:) Konusunu çok hatırlamıyorum ama öyküleyici ve sürükleyici bir anlatımla devlete olan baģlilıktan bahsediyor. Okuyup küçüklerinize de okutmanızı tavsiye ederim. Iyi okumalar:)
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2018 51. kitabı
Her dönemde bu gibi aydın kalemlerden gerek siyasi gerek edebi metinlerin ele alınması, yorumlanması, şahsiyetlere değer verilmesi umuduyla... iyi okumalar:)
Papirüs'ten BaşyazılarCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 2015334 okunma
Reklam