Pembe İncili Kaftan

Ömer Seyfettin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Türk Edebiyatına devam... Ömer Seyfettin çocukluğumun yazarı. Tekrar okumak ya da dinlemek diyebilirim iyi geldi. Günümüzde konuşulan bazı görüşmeler, olaylar vardır ya hani. Putninin Erdoğanı bekletmesi, Erdoğanın Davos çıkışı, Seçim sonucu Paşinyan'ın İlham Aliyev'in arkasına oturtulması gibi hepsi bir anlam taşır. Bu hikayede de Osmanlı ile Şah İsmal diplomatik olarak birbirlerine nasıl karşılık vermiş onu göreceğiz. Harika bir hikaye ile. NOT: Anlatılan dönemin padişahı Yavuz değil.. Onların birbirlerine nasıl cevap verdiğini çok iyi biliyoruz :)
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
9/10
·96 syf.··
2000 214. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Bu eserde devlet görevlilerinin nekadar şerefli tok gözlü varlıklarını devletleri için bir kalemde silebilecek harcayabilecek insanlardan oluşması gerektiğini anlamalı insan. Dik duracak devlet görevlileri milletinin onurunu taşıdığını bilecek. Geçmişten geleceğe bir milletin haysiyeti devlet görevlilerimiz dahil bizimde omuzlarımızda işte böyle bir örneklemeyle bizlere bunu anlatıyor Ömer Seyfettin. Taşıdığımız yük ağır diyor.
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2018 58. kitabı
Ömer Seyfettin Türk Edebiyatının çok önemli bir ismi. Bu kitabı da ilkokul yıllarımda okuduğumda çok beğenmiş etkisinde de kalmıştim .:) Konusunu çok hatırlamıyorum ama öyküleyici ve sürükleyici bir anlatımla devlete olan baģlilıktan bahsediyor. Okuyup küçüklerinize de okutmanızı tavsiye ederim. Iyi okumalar:)
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi
Kimseye boyun eğmeyen, mert, cesur, gözükara, çok okuyan, bilgili, korkusuz bir yiğitdi Muhsin Çelebi. Evet zengindi, ama pembe incili kaftanı alacak kadar değil, buna rağmen vazifesinden caymadı, Vatanı uğruna borç batağına girmeye de rağzıydı. Çünkü kula kul olmazdı. Vatanı zor durumda kalmasın diye kendini zor durumda bırakmayı tercih etti. O zenginlik içinde çocuklarını paşalar gibi yetiştirebilirdi ama Vatanı onun için öncelikliydi. Çocuklarımın geleceği için o mal mülk bana lazım demedi, Vatanın geleceği aynı zamanda çocuklarının da geleceğiydi, unutmadı çünkü fedakârdı. Herkesin gözünün önünde fiyatı devamlı artış gösteren şan şöhreti bütün dünyayı sarmış pembe incili kaftanı aldı ve ne yaptığını kimseye anlatmadı, övünmek istemedi çünkü alaçakgönüllüydü. Vatan sevgisini en güzel yansıtan karakterlerden biriydi bence. Her şeyden korkarak bir şey elde edilmez, ben yapamam diyerek bıçak sırtından kaçılmaz, herkes bir Muhsin Çelebi olamaz.
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
10/10
·96 syf.·
2022 178. kitabı
Pembe İncili Kaftan
Pembe İncili Kaftan
Ömer Seyfettin
Ömer Seyfettin
Kitap
Ömer Seyfettin
Ömer Seyfettin
'in birbirinden güzel beş tane hikayesinden oluşuyor. Bu kitabın içerisinde ki beş hikaye de konu olarak tarihî konulu hikayeler seçilmiş. Hikayelerde şunu net bir biçimde görüyoruz ki
Ömer Seyfettin
Ömer Seyfettin
gerek tarihi gerek sosyolojik gerekese tarihi/sosyolojik hikâyeler konusunda hangi konuyu ele alırsa alsın o konuda ustaca hikayeler yazdığını görüyoruz. Kitabın içerisinde ki beş hikaye de birbirinden güzeldi. Özellikle Şah İsmail'in anlatıldığı pembe incili kaftan hikâyesini çok ama çok beğendim... Ömer Seyfettin gerçekten Türk edebiyatı için önemli bir değer...
Edebiyat
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2017 136. kitabı
Türk klasiklerinin arasında çoğu kitaba sahip olan yazar ömer seyfettin bu kitapta da devlete olan bağlılık ve fedakarlığı gözler önüne seriyor ve okutulması gereken bir kitap
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2005 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2005 00:00
Devletinden kuruş yardım beklemeden cebindeki tüm parasını harcayarak devletini mahçup etmeyen Muhsin Çelebi’nin davranışı ve mert duruşu ile Şah’a verdiği cevap sayesinde gösterdiği tavrı hikayeyi
1000Kitap
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
evet begendim tavsiye ederim Osmanlı devletinin başında bu dönemde Şah İsmail adında bir bela vardır.Vezirler bu deli adama elçi göndermek için toplanmışlardı.gönderilecek elçi cesur,ölümden korkmayan,devletin şanına yakışacak bir kişi olmalıydı.Sarayda, Enderunda, divanda böyle bir kişi yoktur.Vezirlerden biri Muhsin Çelebi’nin adını ortaya atar.Bunun üzerine sadrazam Muhsin Çelebinin çağrılmasını ister.Peki kimdi bu Muhsin Çelebi. Muhsin Çelebi: Cesur, doğruluktan ayrılmayan, ölümden korkmayan, akıllı bilgili, Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyen, hali vakti yerinde, garibi, zayıfı gözeten bir baba yiğittir.Muhsin Çelebi sadrazamın emri üzerine huzura gelir.Sadrazam ondan el etek öpmesini beklerken o eğilmez.Sadrazam onun bu hareketine kızmasına karşın ona elçilik teklifinde bulunur.Muhsin Çelebi bu görevi devleti için kabul eder.Elbette ki bu büyük devletin elçisi;atları,hademeleri ve giysileriyle ihtişamlı olmalıydı.Muhsin Çelebi bu giderleri, sadrazamın ısrarına karşın, kendisinin karşılayacağını söyler. Çünkü o fedakarlığın karşılıksız olacağına inanıyordu.Giderler için bütün varlığını rehin vererek tüccarlardan on bin altın alır.Bu parayla ihtiyaçları karşılar. Bir de Sırmakeş Toroğlu’ndaki: Kumaşı Hint’ten incileri Venedik’ten gelme Şah İsmail’in hayatında göremeyeceği pembe incili kaftanı sekiz bin altına alır.Bu kaftanı padişaha hediye etmek için herkes sıraya girmektedir. Muhsin Çelebi hazırlıklarını tamamlar.
1000Kitap
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2020 115. kitabı
·
Eserin konusu kan dökerek tatmin olan, gelen elçilere karşı devletlerini aşağılayan ve elçileri öldüren Şah İsmail’e gidecek elçiyi bulmaktır. Bunun için Muhsin Çelebi uygun adaydır. Mert, kimseye boyun eğmeyen, kula kul olmayan, gideceği görevde alacağı kaftanın parasını kendi ödeye, atları ve hizmetlileri kendi cebinden dizen, alçakgönüllü biridir. -Evet, zengindir. Ama pembe incili kaftanı alacak kadar değildir. Çiftliğini, mandırasını ve evini rehin verir.- Görevde devletine edilen lafları yutmamış, görevini yerine getirmiştir. Döndüğünde fakirleşmiş sebze satmaya başlamıştır. Ama kimseye eyvallah etmemiş görevi için bu durumda olmaktan gururlanmıştır. Yaptığı fedakarlıkları anlatmayacak kadar da gururludur. Yazar burada istediği vatansever tipi göstermiştir.
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2017 279. kitabı
Ömer Seyfettin Türk edebiyatının çok önemli bir ismi. Bu kitabı da ilkokul yıllarımda okuduğumda çok beğenmiştim. Gerçek bir klasik, herkes okumalı.
Pembe İncili KaftanÖmer Seyfettin · Timaş Yayınları · 20126,3bin okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...