Yüksek Ökçeler

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,4bin
Gösterim
Adı:
Yüksek Ökçeler
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753628631
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Çocuk Yayınları
Hatice Hanım, genç yaşta dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. Göztepedeki köşkünde hizmetçileri ve evlatlığı ile temizlik ve namus üzerine kurulu bir düzende yaşıyorlardı. Daha doğrusu Hatice Hanım böyle olduğunu düşünüyordu. Güzeldi, tombuldu, cıvıl cıvıl bir şeydi. Ama çok kısa olduğu için evin içinde bile hep bir karış topuklu ayakkabılarla gezerdi. Bir süre sonra bu yüksek topuk merakı onu hasta etmişti. Doktor tavsiyesiyle yüksek topuklu ayakkabı giymemeye karar verir.

İşte bir zamanlar huzur üzerine kurulu köşkün düzeni, yüksek topuklu ayakkabılar çıkınca hiç de öyle olmadığı ortaya çıkar. Kitapta ayrıca; Mermer Tezgah, Nasıl Kurtarmış, Rüşvet, Üç Nasihat, Yeni Bir Hediye, Topuz adlı öyküler de yer almaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
96 syf.
YÜKSEK ÖKÇELER/ÖMER SEYFETTİN/ÇAĞRI YAYINLARI/128 SAYFA
(Yayınevi ve sayfa sayısını özellikle belirtiyorum. Çünkü sitede bu yayınevinden çıkan baskısı mevcut değil ve sayfa sayısı ve içindeki hikâyeler farklılık gösterebiliyor.) Kitap; Yüksek Ökçeler, Horoz, Dünyanın Nizamı, Türkçe Reçete, Nezle, Bir Vasiyetname, Yemin, Perili Köşk, Zeytin Ekmek, Havyar, Kıskançlık, Tos, Birdenbire, Çirkinliğin Esrarı, Baharın Tesiri, Antiseptik adı altında on altı bölümden oluşuyor. Kitabın bitiminde içerisinde yer alan eski türkçe kelimelerin anlamları koyulmuş ancak bunlara ihtiyaç duyulmuyor, çünkü kitabın basit ve yalın dili o kelimelerin hangi anlama geldiğini otomatikman anlaşılmasını sağlıyor. Sözlükten sonra ise, yine arapça olarak yazılmış hali yer alıyor. Yani kitap yaklaşık üç yüz sayfa ama, sadece 128 sayfası bizim okuyabileceğimiz gibi. Hikayeler kısa ve hepsinde de etkileyici bir taraf var. En çok hangisini beğendiğimi bir türlü karar veremesem de, sanırım Zeytin Ekmek benim için biraz daha iç burkan bir hikayeydi. Diğerlerinin çoğu daha çok tebessüm ettirici tarzda ama bu bölümün çaresizliği çok iyi ifade eden bir hikayesi vardı. Bölümlerin hepsinde mutlaka ders çıkartılabilecek, tebessüm ettirecek ve hayrete düşürecek bazı yerler var ve bu da okunabilirliğini arttırmış. Yazarın kalemini ve anlatım tarzını her zaman sevmişimdir zaten. Bu kitapta da kurgusu kadar anlatımı da içine alıp götürüyor. Hikayelerin kısa olması, olayların hemen sonuçlanması ve mesajlar içermesi de ayrıca artı puan katıyor.
159 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, bu kitabında yirmi tane hikayeyi bir araya getirmiş ve sonucunda güzel bir eser ile karşımıza çıkmıştır. 1964 yılında Milli Eğitim Bakanlığı, Türkçe ve Edebiyat derslerinde okutulmak üzere öğretmenlere tavsiye etmiştir. Ayrıca elimde olan kitap 1981 yılı basımıdır. Kitapta hikayelere baktığımız zaman Ömer Seyfettin'in yaşadığı dönemdeki toplumun bozulmuşluğunu, modernleşme sürecini, güvensiz, hilekar , yalanın, kabadayının boy gösterdiğini ve daha birçok konuyu üstü kapalı bir şekilde okuyucuya dönemin yalın diliyle anlatmaya çalışmıştır. Okurken keyif aldığım hikayeler ayrıca günümüze de baktığımızda kısmen benzerlikler gösterebilmektedir bazı konularda ve insanı bir dakika da olsa durup düşünmeye teşvik etmektedir. Ünlü Türk hikayecisi son nefesine kadar yazılar yazmaya gayret etti. Trajik ve üzücü bir şekilde hayatını kaybetti öldükten sonra ise bedeni kadavra olarak kullanıldı..
İyi okumalar...
  • Diyet
    8.2/10 (350 Oy)311 beğeni2.670 okunma92 alıntı6,4bin gösterim
  • Pembe İncili Kaftan
    8.1/10 (414 Oy)361 beğeni3.446 okunma83 alıntı8,9bin gösterim
  • Perili Köşk
    8.0/10 (294 Oy)252 beğeni1.935 okunma132 alıntı5,2bin gösterim
  • Gulliver'in Seyahatleri
    8.0/10 (635 Oy)549 beğeni3.728 okunma360 alıntı16,9bin gösterim
  • Fareli Köyün Kavalcısı
    8.2/10 (221 Oy)215 beğeni2.018 okunma4 alıntı5,5bin gösterim
  • Heidi
    8.6/10 (518 Oy)496 beğeni2.732 okunma341 alıntı17,1bin gösterim
  • Bomba
    7.5/10 (216 Oy)184 beğeni1.563 okunma25 alıntı4.021 gösterim
  • Forsa
    8.2/10 (219 Oy)195 beğeni1.593 okunma82 alıntı4.264 gösterim
  • Yalnız Efe
    8.1/10 (552 Oy)505 beğeni4.103 okunma260 alıntı12,1bin gösterim
  • Falaka
    7.8/10 (497 Oy)459 beğeni4.462 okunma73 alıntı8,2bin gösterim
96 syf.
Ömer Seyfettini deyince akla birbirinden güzel, anlamlı ve etkileyici hikayeler gelir. Dünden beri bir kaç tane hikaye okudum, onlar arasında yüksek ökçeler ve diyet beni çok etkiledi. Hikayeler ne kadar kisaltilmiş olsa da yazarının dile getirmek istediği düşünceleri gayet iyi anlaşılıyor.

Bazen doğruları bilsek bile gözümüzü kapatıp göremez oluruz. Acaba neden? Düzenimizi bozulmamak için mi yoksa sevdiğimiz saygı duydugumuz insanlari kaybetmemek için mi?
Nedense hikayeleri okuyup geçemiyorum, tekrar tekrar okumayı ihtiyaç duyuyorum. 36 yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı eserleri ile Çağları aşarak ölümsuzleştiği ömer Seyfettini tanımayan varsa acilen tavsiye ediyorum.
74 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Ömer Seyfetin’in hikayelerinden oluşan bir kitap. Akıcı anlaşılır ve sade olması tek solukta bitirmenizi sağlıyor. Kimi hikayeler gülümsetiyor kimi düşündürüyor. Ben beğendim umarım okuyanlarda beğenir :)
96 syf.
·8/10 puan
Yüksek ökçeler bugün ki tabiriyle topuklu ayakkabılar :) Hizmetçilerinin uşaklarının ahlakının,dürüstlüğünün aslında ayağındaki ayakkabılara ait olduğunu öğrenen evin sahibinin düştüğü durumu anlatan bir kitap. Hiç kuşkusuz ders kitaplarında da kısa kısa önümüze çıkmıştır. Kendimize ders çıkartabiliriz. Kendime çıkartacağım kesin bir ders var ki birini denetleyeceğim zaman asla yüksek ökçeli ayakkabı giymeyeceğim :)
96 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Birbirinden farklı ama hemen hemen aynı mesajları ileten hikayelerden oluşan bir kitap. Yüksek ökçeler de kitabın ilk hikayesi. Zaman zaman eğlendiren ve çoğunlukla düşündüren bir kitap. Rahatlıkla tavsiye ederim.
74 syf.
Bilmediklerimiz kadar mutluyuz dur. Yüksek Ökçeler hikayesinin Ana fikridir bu sözler İnsan gözü ile görmediği sürece etrafındaki insanların hep iyi olduğunu düşünür. Öyle insanlar vardır ki sadece siz gördüğünüz için yapmacık davranırlar. Gerçek yüzleri sizin olmadığınız zamanlarda ortaya çıkar.
96 syf.
·Puan vermedi
Maupassant tarzı öykücülüğün ilk temsilcilerinden olan Ömer Seyfettin kısa ve sonu süprizle biten hikayelerinde, okuyucu şaşırtmayı seven üslubu ile kendine has öykücülük oluşturmuştur. Dönemine göre dili sadedir. Yüksek ökçeler ile toplumsal değerleri tartışmaya açmıştır.
74 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Nereden geldiğini şu an tam olarak hatırlayamadığım bir gaz ile Ömer Seyfeddin'in tüm eserlerini temin edip sıraylan okumağa karar vermem üzerine, siftahı bu esernen yapmış oldum.

Fikrim; evveli Usta'nın tüm hikayelerini ihtiva eden 16 kitabı okuyarak onu iyice özümsemek, ardından da tek romanı olan Efruz Bey'i okuyup kaleminin 'uzun yol'da nasıl işlediğini tecrübe etmek. Ve tabii en son olarak da Balkan Savaşı Günlüğü'nü muhatabım alıp bu sefer kendi hayatına bir yolculuğa çıkmak...

Siftah eserimiz olan bu kitapta 9 farklı hikaye yer almakta. Sırasıynan:
1) Yüksek Ökçeler
2) Dünya'nın Nizamı
3) Bekârlık Sultanlıktır
4) Türkçe Reçete
5) Nişanlılar
6) İnsanlık ve Köpek
7) Acıklı Bir Hikaye
8) Pireler
9) Mermer Tezgâh

Şimdi müsadenizle 3 hikaye hakkında yorumlarımı kısa kısa paylaşacağım.

1) Yüksek Ökçeler
Daha önce Uykusuzlar Kulübü programında Okan Bayülgen'den dinlemiş olduğum bu hikayeyi okuduğumda çok değişik duygulara gark oldum/oluyorum. Yüksek ökçeli ayakkabılar giyinmeğe meraklı bir konak sahibesine dair olan bu hikayeyi okuduğunuzda emin olun siz de "Bir yerlerden tanıdık geliyor." hissine kapılacaksınız. Pek kısa olmasına rağmen(4 sf.) bir çok yüzlerce sayfalık kitaba tek başına tek atar. :)

2) Dünya'nın Nizamı
"– Bir genç kızın hatıra defterinden kopya edilmiştir. –" notunu taşıyan bu hikâyede, nottan da anlaşılacağı üzre, bir genç hanımı dinliyoruz. Evlenmek istemeyen ve içten içe de bir miktar erkek düşmanlığı taşıyan yazar; gördüğü bir rüya üzerine yaşadığı iç çatışmayı ve bunun dışa vurumunu anlatıyor. Her ne kadar Usta, kendi yazmamış olsa da bu cevheri bulunduğu yerden çıkartıp bize sunduğu için bir teşekkürü hak ediyor.

3) Bekârlık Sultanlıktır
Istanbul'da yaşanan büyük bir zelzelenin ardından bir kısım evlerin yıkıldığı ve bir kısmının da hasar aldığı Çınar "Mahalleciği"nde geçen bu hikayemizin merkezindeki kişi Sabri adlı bir genç. Depremde annesini kaybetmiş ve sonra da kendini içki alemlerine vurmuş olan bu genç, ana kişi olsa da aslen hikaye; mahalleye ve mahalleliye ve de onları korumağa çalışan Fatma Hanım'a odaklanıyor. Bir yıkımın-yıkılımın hikayesi, okunmayı hak ediyor.
79 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Küçüklüğümde Ömer Seyfettin’in yüksek ökçeler kitabını çok yakınımda, hatta yanı başımda olmasına rağmen okuyamamıştım. Ani bir kararla küçükken okuyamayıp okumak istediğim hikaye kitaplarını tekrar alıp okumaya karar verdim.. Kitabın ismi yüksek ökçeler fakat içerisinde başka öyküler de var. Benim elimde olan kitapta yer alan öyküler: Eleğimsağma, Yüksek Ökçeler, Uzun Ömür, Kaç Yerinden, Teke Tek ve Kurumuş Ağaçlar. Hepsi birbirinden farklı şeyleri konu alıyor, kitapta geçen bazı hikayelerin içerisinde bahsedilen kelimeleri bilmediğim ve savaşa dair izlenimler olduğu için ilkokul çocukları için uygun olmayan kısımlar olduğunu da gözlemledim. Okumaya değer mi evet. Öyküler arasında en beğendiklerim ise Eleğimsağma, Yüksek Ökçeler, Uzun Ömür ve Kurumuş Ağaçlar oldu.
219 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Evin sahibinin yüksek ölçekleri ayaktan çıkarsa ne olurNeler olmaz ki. Yine çok keyifli hikayelerle dolu bir öykü kitabı.
İyi okumalar. Varolun...
Fakat insanlar aşkın hakikatini kaybetmişlerdi.Hürmet ettikleri, acıdıkları yahu alıştıkları vücutları" seviyorum " zannediyorlardı. İşte bu yanlış zan aşkın kıymetini düşürüyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüksek Ökçeler
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753628631
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Çocuk Yayınları
Hatice Hanım, genç yaşta dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. Göztepedeki köşkünde hizmetçileri ve evlatlığı ile temizlik ve namus üzerine kurulu bir düzende yaşıyorlardı. Daha doğrusu Hatice Hanım böyle olduğunu düşünüyordu. Güzeldi, tombuldu, cıvıl cıvıl bir şeydi. Ama çok kısa olduğu için evin içinde bile hep bir karış topuklu ayakkabılarla gezerdi. Bir süre sonra bu yüksek topuk merakı onu hasta etmişti. Doktor tavsiyesiyle yüksek topuklu ayakkabı giymemeye karar verir.

İşte bir zamanlar huzur üzerine kurulu köşkün düzeni, yüksek topuklu ayakkabılar çıkınca hiç de öyle olmadığı ortaya çıkar. Kitapta ayrıca; Mermer Tezgah, Nasıl Kurtarmış, Rüşvet, Üç Nasihat, Yeni Bir Hediye, Topuz adlı öyküler de yer almaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.006 okur

  • Elif İŞTİN
  • spac3
  • ezgilop
  • Faruk
  • BayC
  • Yaren Yakan
  • Roza
  • Taner Tıraş
  • Merve
  • Kerem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.2
13-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%22.5
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.1
Erkek
%22.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (58)
9
%12.1 (28)
8
%15.9 (37)
7
%15.9 (37)
6
%6 (14)
5
%3.9 (9)
4
%0.9 (2)
3
%1.3 (3)
2
%0.9 (2)
1
%0