Yüksek Ökçeler

Ömer Seyfettin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.·
2020 36. kitabı
YÜKSEK ÖKÇELER/ÖMER SEYFETTİN/ÇAĞRI YAYINLARI/128 SAYFA (Yayınevi ve sayfa sayısını özellikle belirtiyorum. Çünkü sitede bu yayınevinden çıkan baskısı mevcut değil ve sayfa sayısı ve içindeki hikâyeler farklılık gösterebiliyor.) Kitap; Yüksek Ökçeler, Horoz, Dünyanın Nizamı, Türkçe Reçete, Nezle, Bir Vasiyetname, Yemin, Perili Köşk, Zeytin Ekmek, Havyar, Kıskançlık, Tos, Birdenbire, Çirkinliğin Esrarı, Baharın Tesiri, Antiseptik adı altında on altı bölümden oluşuyor. Kitabın bitiminde içerisinde yer alan eski türkçe kelimelerin anlamları koyulmuş ancak bunlara ihtiyaç duyulmuyor, çünkü kitabın basit ve yalın dili o kelimelerin hangi anlama geldiğini otomatikman anlaşılmasını sağlıyor. Sözlükten sonra ise, yine arapça olarak yazılmış hali yer alıyor. Yani kitap yaklaşık üç yüz sayfa ama, sadece 128 sayfası bizim okuyabileceğimiz gibi. Hikayeler kısa ve hepsinde de etkileyici bir taraf var. En çok hangisini beğendiğimi bir türlü karar veremesem de, sanırım Zeytin Ekmek benim için biraz daha iç burkan bir hikayeydi. Diğerlerinin çoğu daha çok tebessüm ettirici tarzda ama bu bölümün çaresizliği çok iyi ifade eden bir hikayesi vardı. Bölümlerin hepsinde mutlaka ders çıkartılabilecek, tebessüm ettirecek ve hayrete düşürecek bazı yerler var ve bu da okunabilirliğini arttırmış. Yazarın kalemini ve anlatım tarzını her zaman sevmişimdir zaten. Bu kitapta da kurgusu kadar anlatımı da içine alıp götürüyor. Hikayelerin kısa olması, olayların hemen sonuçlanması ve mesajlar içermesi de ayrıca artı puan katıyor.
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
7/10
·96 syf.··
2021 7. kitabı
16 öyküden oluşan yine bir Ömer Seyfettin ustalık eseri! İçerisinde eski kelimeler barındırsa da yazı dili oldukça sade, yani ben çocuk halimle bile sıkıntı çekmemiştim okurken... Öykülerin hepsi kendi içinde tutarlı ve sonunda güzel dersler çıkartıyorsunuz. Anlatım dilini, bu eserinde biraz daha sürükleyici ve maceracı buldum. Toplumla ilgili konulara eğilmiş. Toplumun bozulmuş bir hale sürüklendiği, modernleşme çabası altındaki yalakalıklar, anlamsızca türeyen kabadayı kültürü, hilekarlar, ikiyüzlüler genel olarak hikayelerinin odak noktası olmuş.
Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 13:56
Kitap, “ Yüksek Ökçeler, Mermer Tezgâh, Nasıl Kurtarmış?, Rüşvet, Üç Nasihat, Yeni Bir Hediye, Topuz.” İsimli yedi öyküden oluşuyor. Benim en sevdiklerim ise Yüksek Ökçeler ve Üç Nasihat oldu. İyi okumalar.
Edebiyat
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2011 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2011 00:00
Hatice Hanım pek genç yaşta dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. On üç yaşındayken altmışaltı yaşında bir kocaya vardığı için evlilik denen şeyden nefret etmişti. İşte hemen hemen on sene vardı ki; erkeğin hayali, zihnine romatizma, balgam, pamuk, vantuz, tentürdiyot yığınlarından yapılmış pis, asık suratlı, lanet bir heyula şeklinde gelirdi..
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 10:45
Birbirinden farklı ama hemen hemen aynı mesajları ileten hikayelerden oluşan bir kitap. Yüksek ökçeler de kitabın ilk hikayesi. Zaman zaman eğlendiren ve çoğunlukla düşündüren bir kitap. Rahatlıkla tavsiye ederim.
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
İnsanlara güven duymak için sağlığından vazgeçmemiş miydi Hatice hanım ? İnsanların onun geldiğini duymaları için gürültülü ve sağlıksız yüksek ölçekler giymişti, huzuru ve mutluluğu bu şekilde bulmuştu . Yüksek Ökçeler Ömer Seyfettin
Hayat ve İnsan
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 43. kitabı
Hatice Hanım, genç yaşta dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. Göztepedeki köşkünde hizmetçileri ve evlatlığı ile temizlik ve namus üzerine kurulu bir düzende yaşıyorlardı. Daha doğrusu Hatice Hanım böyle olduğunu düşünüyordu. Güzeldi, tombuldu, cıvıl cıvıl bir şeydi. Ama çok kısa olduğu için evin içinde bile hep bir karış topuklu ayakkabılarla gezerdi. Bir süre sonra bu yüksek topuk merakı onu hasta etmişti. Doktor tavsiyesiyle yüksek topuklu ayakkabı giymemeye karar verir. İşte bir zamanlar huzur üzerine kurulu köşkün düzeni, yüksek topuklu ayakkabılar çıkınca hiç de öyle olmadığı ortaya çıkar. Kitapta ayrıca; Mermer Tezgah, Nasıl Kurtarmış, Rüşvet, Üç Nasihat, Yeni Bir Hediye, Topuz adlı öyküler de yer almaktadır. (Tanıtım Bülteninden)
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 1040. kitabı
Hatice Hanım, genç yaşta dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. Göztepedeki köşkünde hizmetçileri ve evlatlığı ile temizlik ve namus üzerine kurulu bir düzende yaşıyorlardı. Daha doğrusu Hatice Hanım böyle olduğunu düşünüyordu. Güzeldi, tombuldu, cıvıl cıvıl bir şeydi. Ama çok kısa olduğu için evin içinde bile hep bir karış topuklu ayakkabılarla gezerdi. Bir süre sonra bu yüksek topuk merakı onu hasta etmişti. Doktor tavsiyesiyle yüksek topuklu ayakkabı giymemeye karar verir. İşte bir zamanlar huzur üzerine kurulu köşkün düzeni, yüksek topuklu ayakkabılar çıkınca hiç de öyle olmadığı ortaya çıkar. Kitapta ayrıca; Mermer Tezgah, Nasıl Kurtarmış, Rüşvet, Üç Nasihat, Yeni Bir Hediye, Topuz adlı öyküler de yer almaktadır. (Tanıtım Bülteninden)
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2016 24. kitabı
Maupassant tarzı öykücülüğün ilk temsilcilerinden olan Ömer Seyfettin kısa ve sonu süprizle biten hikayelerinde, okuyucu şaşırtmayı seven üslubu ile kendine has öykücülük oluşturmuştur. Dönemine göre dili sadedir. Yüksek ökçeler ile toplumsal değerleri tartışmaya açmıştır.
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Yüksek Ökçeler Sanırım Ömer Seyfettin ile tanışmayanımız yoktur Hepimizin neredeyse okul sıralarında keyifle okuduğumuz hikayelerin yazarı. Yüksek Ökçeler de yazarın dokuz tane ibretlik hikayesinden oluşmakta. Kitaba adını veren Yüksek Ökçeler, gerçekten de insana "hiç bir zaman yüksek topuklu ve ses çıkartan ayakkabı giymek zorunda bırakmasın" dedirten cinsten. Kıssadan hisse çıkartacağımız, kimimizin küçükken ninelerimizden ve dedelerimiz den de duyduğumuz hikayeleri büyük bir keyifle okuyacaksınız. Her yaşın rahatlıkla okuyabileceği akıcı, yalın ve kısa bir kitap. Henüz okumamış olanlara keyifli okumalar... İnsan bir b... yediği zaman damın üzerine çıkıp bağırmamalıdır... Aşk filan değil... Hani şu "tesadüf" dediğimiz tarihi yapan, saadetleri yaratan, yuvaları kuran meçhul el yok mu? Evlenme aşkın mezarıdır. Aşk bir rüyadır, uyuduğumuz kadar severiz... Düşünen bir hayvan olduğunu, dalgınlıkla bazen dikkat hastasını kaybettiğini, "yanılmaz keskin bir dikkat"in sırf "düşüncesiz hayvan"lara mahsus bir haslet sayılacağını uzun uzadıya anlattı... #okudumbi̇tti̇ #yüksekökçeler #ömerseyfettin #kaprayayınları #reklamyok #kendimaldım #okudum #okuyun #kitaplarım #kutuphanem #klasikler #bookstagramlararasıetkileşim #bookaholic #bookstagramespaña #books #bookstagramfrance #bookstack #booksta #booksandcoffee #bookstagram #bookslover
1000Kitap
Yüksek ÖkçelerÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk Yayınları · 20216bin okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...