“Hassasiyetimiz ve düşüncemizi ancak kendi içimizde, zihni hayatımızın derinliklerinde geliştirebiliriz.
Ama zekanın tavırlarını efendileştirmek için okumak zorundayız.” Cemil Meriç
Kalbin niyetiyle dilin niyeti arasındaki köprü KISMET idi elbette: insan bir şeye niyet edebilir, başka bir şeyi dile getirebilir, sadece KISMETi bu ikisini birleştirebilirdi. Şimdi çöplere konmaya çalışan martı bile önce bir şeye niyet ediyor, gak gak diyerek bunu kendi kendine dillendiriyor, ama kalbinin niyetiyle dilinin niyeti ancak rüzgâr, rastlantı, zaman gibi KISMETe bağlı şeyler sayesinde gerçekleşiyordu.