Beyzanur çekiç

Beyzanur çekiç
Bizce asıl yargılama, onları asanların,davanın ve sonuçla­rının bittiğini, kapandığını sandığı anda; 6 Mayıs 1972 şafak vakti, halkın vicdanında yeniden başlamıştır. Gerçekler gün ışığına çıktıkça, dava hakkında son ve kesin hükmü, en yüce yargıç olan halkımız verecektir.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“... O zamanın iktidar edenlerinden birinin, bu zamanın ik­tidar edenlerine tavsiyesi kulaktan kulağa fısıldanıyordu: Gençliği bölünüz!... Yetkililer korkaklık, kurnazlık içinde seyir­ci kalıyorlar, gene söylentilere göre bir gruba yardımcı oluyor­lardı... Gençler artık kendi sorunları yanında memleket mese­leleriyle de ilgileniyordu. Anadolu hâlâ aç, kaynaklar hâlâ tahrik edilemiyor, fırsat eşitliği hâlâ verilmiyor, mîrimiranlıktan kalma mütegallibe ve bir günde milyonlar vuranlar hâlâ mağa­ra halkıyla aynı yurt sathında yan yana yaşıyordu. Pahalılık gene başıboş gidiyor, karşılıklı saygı tarihe karışıyor, az çalı­şıp çok kazanan kişiler türeten ülke oluyorduk. Halkın yarı nisbeti aydınlanmak şöyle dursun, okuyup yazmayı bile öğrene­memişti. İdareciler gene ‘nurlu ufuklar’ nutuklarıyla karın do­yurmaya devam ediyorlardı...”
Sayfa 160·Kitabı okudu
İçerdeki arkadaşlarda olanaksızlıkların sağladığı metanet, dışarda yerini, bir şey yapamamış olmanın suçluluk ve hırçın­lık duygusuna bırakıyordu.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Ölüm hangi nitelikte olursa olsun, yine de kendi ağırlığıyla gelir.Ve o gün Ankara’daki ölüm, ağlamayı dahi yasaklayan cinstendi. Haberi ilk veren spiker, sesinin titremesi nedeniyle huzurundan edildi.Mezarlığa ilk giden genç tutuklandı. Sokak­ta ilk bağıran bir kadın, alınıp götürüldü.
Sayfa 79·Kitabı okudu