Canan Doğan

Canan Doğan
@Cbibliophage
"Bütün dünya, eninde sonunda bir kitaba girmek içindir." -Mallarme
Öğretmen
Ege Üniversitesi
İstanbul
48 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
1/10
Benim için Anthony Burgess'in referansı Mozart ve Deyyuslar isimli kitabıydı. Onu okuyup farklı ve keyifli bulmuştum. O zamandan beri bu kitabı da okumak aklımdaydı. Bu kitaba başlayalı 10 günü geçiyor. Başladığımdan itibaren 30 sayfa okuyabildim. O 30 sayfada hep "ne kadar korkunç insanlar bunlar" diye düşündüm. O günden sonra devam etmek için elime alamadım. 10 günüm boşa geçmiş gibi hissederek bırakıyorum bu kitabı. Belki devam etsem severdim, belki harika bir kitaptır bilmiyorum sonuçta çok sevilmiş ki yıllardır okunuyor, önem veriliyor. Ama hayatın sevmediğimiz şeyleri sevmeye çalışmakla geçirilemeyecek kadar kıymetli olduğunu düşünüyorum. Zamanımız çok değerli ve bunlara harcanacak tek bir saniye bile yok. Arrivederci, o da belki.
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Nurettin Akburak isimli okura yanıt verildi
Canan Doğan
Ben de yıllar sonra ilk defa bir kitabı yarım bıraktım, bir ay beklesem yine elimde sürünecekti. O sürede daha güzel şeyler okurum
Reklam
Buendia Soyunun Kalabalık Yalnızlığı
10/10
·464 syf.··
2021 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 18:08
Dünyanın yuvarlaklığını kendi kendine hesaplayarak bulan, yıllarca tanrının fotoğraflarını çekmekle kafayı bozan Jose Arcadio Buendia ve onun Ursula ile birlikteliğinin başlattığı koca bir soy, dört nesil... Bu dört neslin hikayesi başlangıçtan sonuna kadar abartılarla, çelişkilerle, günahlarla, mistik olaylarla dolu. Ama sanmıyorum ki kimse okurken "burada biraz abartmış" desin ve okumayı bıraksın. Tam tersine, Marquez'in öyle bir kalemi var ki, hikayenin gidişatını, olacakları en başından bilsen bile okumayı bırakamıyorsun. Sürükleniyorsun olayların içine ve orada yaşamaya başlıyorsun. Jose Arcadio'ların, Aureliano'ların yalnızlıklarını öyle bir paylaşıyorsun ki; her ölenle biraz daha yalnızlaşıyorsun. Tek tek hepsi silinip gittiğinde ortada kimsesiz kalıyorsun. Buendia soyu, herkesin kalabalıklar içinde kendi yalnızlığını beslediği bir aile aslında. Ev ne kadar kalabalıksa aile bireyleri o kadar yalnız görünüyor. Ev ne kadar şenlikliyse aile bireyleri o kadar içsel acılar barındırıyor sanki. Ailenin en başından muhafazakar, dindar ve geleneklere bağlı bir görüntüsü var. Bunun yanında, işlenmeyen günah yok. Kibir, savrukluk, oburluk, hırsızlık, zina, yalan, ensest ailenin yüzyılına dahil olmuş günahlar. Ursula, korktuğu gibi domuz kuyruklu çocuklar doğurmadı belki ama, birbirini tekrar eden bir yazgıya mahkum Arcadio ve Aureliano'ların annesi, babaannesi, büyük ninesi oldu. Romanın geneline uzunca değinilmiştir, karakter analizleri yeterince detaylı yapılmıştır diye düşünüyorum. Ben merak ettiklerimi sormak istiyorum bunları yapmak yerine. Sonda öğrendiğimize göre, bu soyun hikayesi en baştan yazılmış. Her şey Sanskritçe yazılmış ve şifrelenmiş metinlerde anlatılıyor. "Metinlerin okunması, soyun bitmesi anına denk gelmese ailenin kaderi bir şekilde değişir miydi?"
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Zeynep isimli okura yanıt verildi
Canan Doğan
Teşekkür ederim, insan ya hiç bitmese ya da hiç başlamasaydım diyor.