Seçil Kaş

Bu Kitabı Okumak Yerine Süngerbob İzleyin Daha İyi
4/10
·352 syf.··
2021 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 17:55
YouTube kitap kanalımda Japon edebiyatı hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/QbT0zmxxnoM BRUH. Bu kitabı tek kelimeyle özetleyecek olsaydım kocaman bir BRUH derdim. Hatta bu kitabın gözünüzde daha iyi canlanabilmesi açısından küçük bir örnekle başlayayım. Livaneli'yi ve Elif Şafak'ı alın, ikisini bir Uzakdoğu restoranına yemek yemeye götürün, sonra ikisine de yarasa çorbası içirin... İşte alın size İmkansızın Şarkısı kitabı! Şimdi kitaba böylesine düşük bir puan verdim diye bu puanı kitabın içerdiği yoğun cinsellikten ötürü verdiğimi sanıp beni kendi edebiyat çarmıhlarına germek ve kanlı bir ayin düzenlemek isteyen Murakami holiganları olacaktır elbette. Ama yanılacaklar... Kitaba neden bu puanı yakıştırdığımı söylemeden önce gelin bazı noktalardan bahsedeyim. Öncelikle bir kitabı bitirdiğimde o kitap hakkında hem Türklerin hem de yabancı okurların başka platformlarda yazdığı pek çok yorumu okurum, böylece farklı milletlerin bir kitap özelinde nasıl düşündüğünü anlayabileceğim harman bir veri toplarım. Bunların hepsini kendi düşüncelerimle karşılaştırırım ve şu an okumakta olduğunuz incelemeyi oluştururum. Bu kitap özelinde ise yabancı okurların yaptığı bazı olumsuz yorumlarda yanlış tespitler olduğunu fark ettim. Yabancı okurların yaptığı yorumlarda bu kitap, çok fazla cinsel sahnenin bulunduğu, karakterlerin sevişmek için her fırsatı kolladığı, kadın karakterlerin zayıf, basit ve kolay elde edilebilir gözükmek için ellerinden geleni yaptığı şeklinde farklı eleştiriler almış. İyi de, Japon bir yazarın Japonya'da geçen ve Japon karakterler içeren bir kitabını Japon toplum yapısındaki cinsellik ve kadının rolüyle değil de kendi milletlerimizin ahlaki değerleri ve kabulleri üzerinden yorumlayacaksak bunun ne anlamı kalır ki? Yabancı okurların
Edebiyat
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Seçil Kaş
Livaneli Serenad ile bu ülkede ki binlerce insana faşizmin soğuk yüzünü göstermekten çok hissettirmiş bir yazardır. Okuyucusunun yüzüne gerçekleri vurmaktan ziyade göz ardı edilen o gerçekleri kabullendirmiş bir yazardır. Belki de edebî kaygıyla yazılan bir çok kitaptan daha fazla. Eserlerinde edebi kaygı olmasa bile her kitabında kendi hümanizmini mutlaka okuyucusuna geçirmeyi başarır ve satırlarının sonu her zaman insan sevgisine çıkar. Her sanatçı, sanatı sanat için yapma düşüncesinde olmak zorunda olmasa gerek. Toplum için yapılan sanatı 'okuruna katabileceği bir şey yok' diyerek küçümsemek de ne sizin ne de bir başkasının haddinize olsa gerek. Düşüncelerinizi dile getirmekle, kendi düşüncenizi bir algıymış gibi yansıtmak arasında ki ayrıma dikkat etmelisiniz bence.