Gülseren Budayıcıoğlu’nun okuduğum ikinci kitabı. Hem Kırmızı Oda dizisinden bildiğimiz Alya karakteri, hem de İstanbullu Gelin dizisindeki Süreyya karakteri bu kitapta anlatılıyor. Alya’nın hikayesi aşağı yukarı benzer olsa da Süreyya’nın hikayesi çok farklı.
Bunlardan ziyade başkalarının hikayelerini, yaşadıklarını, düşüncelerini, içinden geçtikleri durumları okumanın ve dinlemenin insana gerçekten iyi gelen ve iç görü kazandıran bir yanı olduğunu düşünüyorum. Ben bu kitaptaki hikayeleri dinlerken çok konu üzerine düşündüm. Bunun yanında Gülseren hanımın Ala’ya anlattığı hikayelerle de çok şey öğrenme şansı buldum. Hitler, Eva Peron, Freud, Katerina gibi birçok farklı, tarihe iz bırakan kişi hakkında daha özel, daha önceden bilmediğim şeyler öğrenme şansım oldu. Bu nedenlerle kitaptan çok keyif aldım.
Keyifli okumalar dilerim.