Cem Erem

Puan vermedi·336 syf.··
2025 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 08:22
Osmanlı Devleti’nin Son Dönemine Ahlak Felsefesi Üzerinden Bir Bakış… Kokotlar Mektebi, adından da anlaşılacağı gibi, Osmanlı toplumunun modernleşme sürecinde ahlaki normlar etrafında yaşadığı dönüşümü ve çelişkileri ele alır. “Kokot” kelimesi Fransızca kökenli olup, Osmanlı’da hafifmeşrep olarak görülen kadınları tanımlamak için kullanılmıştır. Ancak Gürpınar, romanında bu tanımı basit bir ahlaki yargıya indirgemekten kaçınır ve meseleye çok yönlü bir bakış sunar. Kadınların içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve kültürel koşulları, erkeklerin bu düzende oynadığı rolü ve toplumun genel ahlaki ikiyüzlülüğünü ele alarak Osmanlı’nın son dönemine dair çarpıcı bir tablo çizer. Roman boyunca Gürpınar, tiyatral bir anlatım, akıcı diyaloglar ve halkın anlayabileceği bir dil kullanarak okuru içine çeken bir kurgu oluşturur. Onun mizahi üslubu, yalnızca eğlendirmek için değil, aynı zamanda toplumsal çelişkileri keskin bir biçimde görünür kılmak için vardır. Kokotlar Mektebi’nde kadın karakterler sadece “ahlaksızlık” yaftasıyla ele alınmaz; onları bu noktaya getiren sosyal yapı, ekonomik zorunluluklar ve kültürel baskılar da sorgulanır. Aynı şekilde, onları yargılayan ve ahlaki düzenin koruyucusu gibi görünen erkek karakterlerin de nasıl bir çelişki içinde olduğu ustalıkla işlenir.
Kokotlar MektebiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025866 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Cem Erem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 08:22
·
2025 15. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
8.1/10 · 866 okunma
Bu alemde en iyi şeyler evvela imkânsızlık kisvesi altında büyük bir olumsuzlukla görünürler. Örtüyü kaldırmaya atılan ilk cesur lanetlenir. Fakat hakikat bazı gözlere pırıldar. Birçok dinin, mantarlaşmış köhne âdetlerin, tabiata aykırı ahlak prensiplerinin foyaları hep böyle meydana çıkmış, semaya yükselen taassup setleri gürül gürül hep böyle yıkılmıştır. Bugünkü gelişmiş milletlerin ilerlemelerini, dehalarını, saadetlerini, refahlarını sağlayan birçok şey önceden yasaktı, günahti, ahlaksızlıktı. Fikirler camdan bir kapana tutulmuş sinekler gibi daracık bir mekânda mahpustu. Dışarısını görürler, gökyüzünü seçerler fakat mahpusluktan kurtulamayarak çırpınırlar, çırpınırlardı. Oh Beyefendi, ellerinde bombalarla bulutların üstüne yükselen bugünkü dehaları artık sırçadan kapanlar içinde mahpus tutamazsınız. Sizi tekâmülümüzün mimarlarından biri olarak tanıyorum. Bu zannımda yanıldığımı görmekle çok üzüleceğim. Beni dinlemekle ahlakınız bozulacak mı sanıyorsunuz? Hayır efendim, ahlak öyle çabucak ne bozulur ne de düzelir.
Sayfa 27 - Ulviye Melek·Kitabı okudu
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 14:42
Tanizakinin bu eseri yazarın okuduğum kitapları içinde korku/gerilim türüne en yakın hatta tek kitabı. Fakat yine japon gelenekselliği ve modernleşme arasındaki uçurumları ve gerilimleri işlemiş… Klasik Tanizaki anlatılarında sıkça rastlanan karanlık arzular, saplantılar ve ahlaki çatışmalar bu kitapta da kendini gösteriyor… Baş karakterimiz Sonomura gittiği bir hareketli resim gösterisinde (kitabın yazıldığı dönemlerde halk arasında sinema ) ilginç bir olaya şahit olur. Arkadaşı Takahaşinin deyişiyle delilikle normallik arasındaki kıvrak zekasıyla işin içinden çıkmayı bildiği gibi vuku bulacak cinayetide öngörür ki fazla uzatmayalım Neyse; Tanizakinin edebi kimliğini belirleyen en önemli özelliklerden biri, Japon geleneği ile Batı etkileri arasındaki gelgitleridir. Erken döneminde, özellikle Batı edebiyatından etkilenerek yazdığı eserlerde modernist anlatım biçimlerini denerken, olgunluk döneminde giderek daha fazla geleneksel Japon estetiğine ve anlatım biçimlerine yönelmiştir. Mesela, Bir Kedi Bir Adam İki Kadın’ da batılılaşmaya dair ironik ve eleştirel bir tutum sergilese de, Naomi gibi erken dönem eserlerinde batılılaşmanın çekiciliğine kapılmış karakterleri işler., ki bu kitabı okuyanlar bilir neredeyse iki sayfada bir ‘batılı’ bilmemne ile kafayı bozmuştur. Gecenin Şeytanlarında da bu geleneğe sadık kalarak, modernleşmenin bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı çelişkileri karakterlerin iç dünyasında açığa çıkarıyor. (Bu arada biliyorum kitabın ismiGündüz Şeytanları, da, neden yahu bütün şeytanlıklar gece oluyor) Tanizakinin üslubu… Ya; yazmayacağım kayıkçı, uzun yorumları okumuyorlar sonra. İyisi mi sen kürekleri namaste çek ne olur ne olmaz…
Gündüz ŞeytanlarıCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 2025203 okunma