Bu alemde en iyi şeyler evvela imkânsızlık kisvesi altında büyük bir olumsuzlukla görünürler. Örtüyü kaldırmaya atılan ilk cesur lanetlenir. Fakat hakikat bazı gözlere pırıldar. Birçok dinin, mantarlaşmış köhne âdetlerin, tabiata aykırı ahlak prensiplerinin foyaları hep böyle meydana çıkmış, semaya yükselen taassup setleri gürül gürül hep böyle yıkılmıştır. Bugünkü gelişmiş milletlerin ilerlemelerini, dehalarını, saadetlerini, refahlarını sağlayan birçok şey önceden yasaktı, günahti, ahlaksızlıktı. Fikirler camdan bir kapana tutulmuş sinekler gibi daracık bir mekânda mahpustu. Dışarısını görürler, gökyüzünü seçerler fakat mahpusluktan kurtulamayarak çırpınırlar, çırpınırlardı. Oh Beyefendi, ellerinde bombalarla bulutların üstüne yükselen bugünkü dehaları artık sırçadan kapanlar içinde mahpus tutamazsınız. Sizi tekâmülümüzün mimarlarından biri olarak tanıyorum. Bu zannımda yanıldığımı görmekle çok üzüleceğim. Beni dinlemekle ahlakınız bozulacak mı sanıyorsunuz? Hayır efendim, ahlak öyle çabucak ne bozulur ne de düzelir.
Cesaret erkekte olur. Vampir gibi, kadınınkini emmiştir çünkü. Yoksa erkeğinde cesareti yoktur, bulunmaz. Lakin kadın sonradan cesaret devşirir. Daha doğrusu kim bu kadar zulüm altında yaşasa cesur olur…