Kaldırımlar,çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur,ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisândır
Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim,
Gündüzler size kalsın ,verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim ,
Örtün ,üstüme örtün, serin karanlıkları...
.....
Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı.
Ondan kalan boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil.
Çaycı, getir,ilâç kokulu çaydan !
Dakika düşelim ,senelik paydan !
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin ;
Köpük köpük duman duman erisin!
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.
Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan ,bütün insanları anlar .
İnsana en çok şiir yakışıyor,
Sonra yeryüzüne yağmur,
Gökyüzüne mavi...
Ve en çok insana vefa yakışıyor ,
Yüreğe sevda, gözlere hayâ...
Ve en çok yaşamak yakışıyor,
İnsanca,sevdaca,duruca...