Düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?
Puslu kıtalar atlasını aslında çok uzun zamandır okumak istiyor ama bir türlü cesaret edemiyordum. Kitabı anlayamamaktan, sindirememekten, yarım bırakmaktan korkuyordum. En sonunda arkadaşımın da şiddetli tavsiyesi üzerine başladım kitabı okumaya. İyi ki okudum.
Düşle gerçeğin iç içe geçtiği eser bu özelliğiyle Hasan Ali Toptaş'ın "gölgesizler" kitabını hatırlatıyor. Ancak yazarın müthiş bir uslup ve kurgu gücü var. Bir bölümden diğerine geçerken sürekli başka bir olay örgüsü ile merakı canlı tutuyor ve tüm bu olayları ustalıkla birbirine bağlıyor. Tarihi izlerin olması bana göre romanı daha da mistikleştiriyor.
Herkesin mutlaka okuması gereken, okurken meraktan hızlıca sayfalarını çevireceği fakT bir yandan da hemen bitmesini istemeyeceği müthiş bir roman.
Herkese iyi okumalar!