İskender'in beklenmedik bir zamanda, kendisine bir halef göstermeksizin, ölmesi kurmuş olduğu evrensel devlet için büyük bir felaketti. Babil'de piyadelerle süvariler arasında meydana gelen çatışmadan sonra tahta çıkarılan İskender'in gayrimeşru kardeşi Filippos Arhidaios ve İskender'in ölümünden sonra Roksane'den dünyaya gelen oğlu İskender hükümeti idare edebilecek durumda değillerdi. Bundan ötürü orduların başında bulunan generaller devlet işlerinde asıl rolü oynamaya adaydılar. Fakat büyük bir kısmı son derece haris olan bu kişilerin eline icra gücünü vermemek için askeri idari mülki idareden ayrıldı. Hassa kıtaları komutanı Perdikkas'a Asya'nın mülki, Antipatros'a ise Avrupa'nın askeri idaresi verildi. Yetenekli bir komutan olan Krateros kral Filippos adına Asya ordularını buyruğu altında bulunduracaktı. Fakat Antipatros'la Krateros o zamanlar Babil'de bulunmadıklarından Perdikkas iki kralı elinde bulundurmasından ve onlara naiplik etmesinden faydalanarak devlet işlerinde üstün bir rol oynamaya başladı ve satraplıkları yakın arkadaşları arasında böldü. Ptolemaios Mısır'ın, Antigonos Büyük Frigya'nın, Leonnatos Marmara yöresi Frigya'sının, Lisimahos Trakya'nın başına geçtiler. Aynı zamanda İskender devletinin bir bütün olarak korunmasına, fakat İskender'in tasarladığı yeni fetihlerden vazgeçilmesine Babil'de yapılan ordu toplantısında karar verildi. Fakat İskender'in Yunan ve Makedonyalıları Asyalılarla kaynaştırma politikasında da yavaş yavaş uzaklaşıldı ve ulusal bir Makedonya politikası izlenmeye başlandı. Bu sayede Yunan ırkı ve uygarlığı doğuda birkaç kuşak üstünlüğünü koruyabildi.