Haironeia muharebesi Yunanistan'ın kaderini belli etmişti. Bu muharebeden sonra tüm Yunanistan Filip'in eline geçmiş oluyordu. Kral Tebai'ya karşı oldukça şiddetli davrandı. Bu şehir Kadmeia'ya bir Makedonyalı garnizon yerleştirilmesini kabullenmek, kendi araçlarıyla Plataiai ve Orhomenos şehirlerini yeniden yapmak zorunda kaldı. Atina ise, Demostenes'in bu şehirden ayrılması üzerine, Filip'le gayet elverişli koşullarla barış aktetti: şehir bağımsızlık ve otonomisini koruyacak, Haironeia'da Makedonyalılara esir düşen erlerini tazminatsız geri alacak, fakat buna karşılık deniz birliğini dağıtacak ve Trakya Hersonnesos'undaki topraklarından, Oropos'a karşılık, vazgeçecek, aynı zamanda Makedonya ile bir dostluk ve ittifak paktı imzalayacaktı. Filip'in bu ılımlı hareketine son derece sevinen Atinalılar agora'ya onun ve oğlu İskender'in heykellerini diktiler ve kendilerine Atina yurttaşlık unvanını verdiler. O zamanlar 98 yaşında olan İsokrates Filip'e yazdığı bir mektupta kralı Perslere karşı harbe teşvik ediyor ve mektubunu "eğer Persleri yenecek olursan senin için tanrı olmaktan başka bir iş kalmayacak" söyleriyle bitiriyordu.