Hâlbuki insan hep iyi olamadığı gibi her zaman doğru olanları da yapamaz.Hatalarımız da bizimdir.Biz bu hatalarımızı niye bir türlü kabul etmek istemeyiz ki.Sanki onlar istemeden kaza sonucu doğmuş bir çocuk gibidirler . Kâğıda yazılan şey orada kalmalıdır.
-Biz bu dünyaya yalnızca karnını doyurmaya gelmiş bir sürü yaratık olarak mı kalacağız? dedi.Sonra karşı çıkanlara inatçı bir bakışla bakarak sorusuna yanıtı yine kendi verdi :
- Hayır ,biz adam olmak isteriz .Bizi çıkarlarına alet eden ,bizim gözlerimizi kapayan insanlara anlatmalıyız ki ,biz her şeyi görüyoruz, aptal değiliz,hayvan değiliz ,bizim istediğimiz salt yemek değil ;insanlara yakışan bir yaşayıştır.Evet , o düşmanlara bildirmeliyiz ki ,bugün bize çektirdikleri bu zindan yaşayışı, bizi zekâca kendileri ile yarışa girmekten ,kafaca kendilerine üstün gelmekten alıkoyamaz.
...ruh hastalıklarının da , tıpkı yaratıklar gibi, iştahları , iç güdüleri olabileceği gerçekmiş gibi geliyor bana ; toprağını genişletmek isteyen bir mal sahibi gibi , egemenliklerinin alanını durmadan büyütmek ister bu hastalıklar.