Bir akor ne kadar uyumsuz tınlarsa, ne kadar birbirine ters düşen ve ayrı biçimlerde etkisi olan notalardan oluşursa, o kadar çok seslidir, eşzamanlı olarak birlikte tınlayan her nota, bütüncül tınının damgasını o kadar daha iyi taşır.
Anne kutsaldan öte erdemin temelidir. İnsanlar itamlarda bulunur, hakaret eder. Ancak erdemli insan, erdemine evladı gibi bakmalıdır. Yani erdem; ödül, ceza, bedel, intikam gibi kavramlardan çok uzaktır. Çok basit bir anlatımla erdem, her birey için, bir annenin çocuğudur. Erdemli insan kimsenin karısına, kocasına, evladına, ebeveynine hakaratamiz konuşmaz. Erdem ve fazilet bunu gerektirir. İhtiyacımız olan en temel ve değerli şeylerden biri de erdemdir. Nasıl adalet mülkün temeli ise, erdem de adaletin temelidir. Bunu unutmamak gerekli. Erdoğan’ın annesine söven ile İmamoğlu’nun eşine “Kocası içeride diye pek mutlu olmuş.” diyen için fazilet açısından hiç bir fark yoktur. Her iki taraf da ödüllendirilmek, cezalandırmak veya intikam almak istenciyle yanıp tutuşan kurtarıcısına muhtaç, güdülmeye mahkum bir koyundur. Böyle Buyurdu Zerdüşt
Aydınlanma dostları için “halk” kelimesi ve kavramı, her zaman arkaik ve ürkütücü bir anlam taşır; kalabalıkları gerici kötülüklere yönlendirmek için onlara “halk” diye hitap etmenin yeterli olacağı bilinir.
Zaman, yeni zamanın ruhunun yüzüne vurmak üzere, kitap yakmak ve adını anmak istemediğim başka birtakım sembolik hareketlerin heyecanı içinde o eski dönemlere geri dönmek, karanlık bir şeyleri tekrarlamak eğilimi gösteriyor.