Günaydın burnu fındık ağzı kahve fincanı, dili bal bakışı insanı eder lal. Bastığı yerlere, yüzüne esen rüzgara, aldığı nefesteki oksijene, saçına değen tarağa, gözüne taktığı gözlüğe, elini yıkadığı suya kurban olduğum. Sesi ancak rüyalarda işitilebilecek, bir ahenk, bir huzur, bir ninni olan iki cihan sevdiceğim. günaydın, günaydın, günaydın…
Günaydın yüreğimin özlemle aradığı hazine,kurşun gibi olan yüreğimi bir bakışta altına çeviren Simyacı, tüm işaretlerin sana çıktığı maceralı yolculuğum, ben de diyen dillerine kurban olduğum, heykeli dikilesi bilge kişi, kalbime konmuş kelebeğim 🦋 günaydın, günaydın, günaydın…
Birisinin kendini sevmediğini hissetmez misiniz? Bu onu yaşarken ölü kılar, kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duyguları kadar iyi duygularını da uyuşturur.