2.5 ay elimde durmuş meğer ama bana 5 aydır elimdeymiş hissi verdiğinden son iki gündür bitirmeye çalışıyordum. Sonunda bitti deyip bir kenara ittim. Lakin yarın, filmini de izlemeyi düşünüyorum. Ve ne yazık ki sınav sorumluluğumuzda olan bir kitap. Sınavdan önce altını çizdiğim yerleri tekrar okumam gerekecek ve kırmızı kitabı tekrar elime almak durumunda kalacağım büyük ihtimal.
Çok olumsuz gibi bir yazı başlangıcı oldu ama bunun sebebi sadece en fazla 1 haftada okunması gereken 1984'ün bu kadar uzun zamandır çantamda, yatağımda, parkta, bahçede gezdirmiş olmam ve gözümün görmesinin midemi bunaltmasından. Yoksa kitap gerçekten çok farklı bir kitap ve beni gayet etkiledi. Yazarı ve kitabı daha önce çok duymuştum ama nasip olmamıştı bir eserini okumak. Okumadan da yeteri kadar anlayamıyorsun ve fikir sahibi pek olamıyorsun bence. Şimdi George Orwell denilince hayal gücü muhteşem biri geliyor ama bu kişi Stefan Zweig gibi de değil. Çünkü o psikoloji ile hayal gücünü birleştirirken George Orwell siyaset ve hayal gücünü birleştiriyor oyüzden farklı kulvardalar.
İçerik ile ilgili ne yazacağım, nasıl toparlayacağım bilmiyorum. Ama çiftdüşün, yeni söylem, İngsos, tele-ekran gibi kavramları birleştirip bir hikaye yazacağım herhalde. Ama bu yazıyı ancak sınavda yazabilirim diye düşünüyorum. Ya da sınavda da yazamayacağım gerçeğiyle burada yüzleşmek istemeyişimden gerçek anlamda bir inceleme yazamıyorum.
Bilmiyorum geçen sınavda da bütün kitapları okumama rağmen 35 alışımı ve özellikle Sineklerin Tanrısı ile ilgili soruya hiç okumamış biri gibi yüzeysel cevaplar yazıp ayrıntıya tekniğe girmeyişimi düşününce acaba okuduklarımı anlamıyor muyum sorusu aklıma geliyor ve üzülüyorum. Aslında okuduklarımı anlıyorum ama aktaramıyorum bence bu daha doğru. Ve bunu nasıl çözebileceğimi