Her şeyi akla bağlama eğilimimize uyup da çocuğun ölüm tasavvurunu acı verici ve haz karşıtı olduğu için kabullenemediğini söylemeye kalkarsak, çok hata etmiş oluruz. Bir kere, zaten çocuk ölümü daha baştan, henüz içeriğini tam olarak kavramamışken reddetmektedir. Soyut bir ölüm tasavvuru bulunmaz, hayatına giren ya da anlatılan (açıklanan) ölüm olayına, yakınındaki insanlarla bağlantı kurarak tepki verir. Çocuk için ölmüş olmak, gitmiş olmak demektir (Freud), yani ayrılmış olmak - ve bu da doğruca ilksel travmaya bağlanır. Yani çocuk bilince özgü ölüm tasavvurunu kabul ederken, bilinçdışında ilksel ayrılışla özdeşleştirir onu.