Ruh çıplaklığı, maruz kalmışlık, ötekine yönelik acı günümüzde hepten yok oluyor. Ruhumuz bizi ötekine duyarsız, duygusuz kılan bir nasırla kaplanmış gibi. Dijital kabarcık da bizi giderek artan bir şekilde ötekilerden ayırır. Ötekine yönelik belirgin endişe yerini tümüyle kendine yönelik belirsiz bir endişeye bırakır. Bu endişe yoksa ötekinin acısına açılan bir kapımız yoktur.
Acılar adlı denemsinde Viktor von Weizsäcker acıyı "et olmuş hakikat", "bir hakikatin et oluşu" diye tanımlar. Kopuşlar acı veriyorsa bağlar hakiki demektir. Sadece hakikatler acı verir.