Margo, kitabımızın kahramanı. Zaman zaman kendinden 3. Kişi olarak bahsediyor zaman zaman ise 1. Kişi ağzından yazıyor olayları.
21 yaşında bekar bir anne. Çocuk denebilecek yaşta hamile kalmasının sebebi ise üniversitede hocası olan Mark.
Romanda Planlanmamış bir hamilelik sonrası doğan bir bebek ile birlikte Margo’nun hayata tutunma çabası anlatılıyor.
Bodhi’nin babası bebeği kabul etmiyor çünkü zaten hali hazırda evli ve iki tane çocuğu var. Hatta Margo’dan bir gizlilik anlaşması imzalamasını derhal üniversiteden ayrılmasını ve çocuğun babasının kendisi olduğunu kimse ile paylaşmamasını istiyor.
Çok zor bir durumda kalan Margo seçeneklerini gözden geçiriyor ve bir şekilde kendini onlyfans dünyasına atıyor.
Olay örgüsü bir yandan da Margo’nun geçmişte de güçlü bir bağ kuramadığı anne ve babasıyla olan ilişkilerini işliyor. Eski bir güreşçi ve uyuşturucu bağımlısı olan babası Margo ile birlikte yaşamaya başlıyor. İkili eskiden kuramadıkları bağı bebek Bodhi sayesinde kurmaya çalışıyorlar ama ne kadar başarılı olacaklar bakalım…
Bir gün Mark’ın kendisine velayet davası açması ve bunu yaparken de elinde çok güçlü bir silah olan Margo’nun Onlyfans hesabı olması işleri oldukça karıştırıyor. Bu sayede Margo kendini büyük bir çıkmazda hissediyor bebeğini kaybetmek istemiyor, işini bırakmak istemiyor. Çelişkiler içinde yani. Aslında Mark’ın da dediği gibi o daha "küçük bir kız çocuğu"
Bakalım hem kendini hem bebeğini bu çıkmazdan kurtarmayı başarabilecek mi?
Okurken çokça çelişkiler yaşadığım bir roman oldu bu. Tıpkı Margo’nun yaşadığı gibi ben de onun hayatını ve başına gelen olaylar silsilesini, yaptığı seçimleri okurken inişler ve çıkışlar yaşadım. Zaman zaman öfkelendim, zaman zaman acıdım bazen sevdim bazen kınadım.
Aslında bu roman bence birine karşı hissedilen
Kitap bitti yorumumu yakında yazacağım. Hazır yeni yıl ruhu ufak ufak kendini göstermeye başlamışken ilk dilek hakkımı kullanıyorum.
Yeni yılda hepimiz “para”lanalım inşallah 🥰