Nejat İşler…
Tüm işlerini takip ettiğim ender insanlardan.
Hangi projede yer aldıysa başarıyla tamamlamış, pek çoğu epey zorlayıcı olan karakterlere can veren büyük yetenek.
Oyunculuğunun yanı sıra yazdıklarını okumak beni ayrıca heyecanlandırıyor.
Şu özelliğine çok hayranım Nejat İşler’in. Her işinde farklı bir şeyi denemekten asla geri durmuyor, konfor alanında takılmaktan ziyade yeni ve derin sulara dalıyor ve sonucunda harika işlere imza atıyor. Bana göre bu çok değerli ve ilham verici bir özellik. Kitaplarında da durum böyle.
İlk kitabı “Ben Hep Senin Yanındayım” (2019) bir öykü kitabıydı içindeki her öyküye bayılmıştım. Sonrasında 2023 yılında çıkarttığı “Gerçek Hesap Bu” kitabı onu daha yakından tanımamıza olanak sağlayan anı-biyografi karışımı tatlı, samimi bir kitaptı. Ve 2025 Ekim’inde çıkan Miras ise bir roman. Farklı türlerde yazdığı kitapların hepsine puanım tam. Hepsini keyifle beğeni ile okudum. Emeğine sağlık diyorum. İyi ki yazmış, dilerim ki yazmaya hep devam etsin
“Miras” Bir yol hikayesi.
Barış abi-kızı Güler ve Nejat’ın Assos’tan başlayıp Kaş’a (hatta bir yönüyle Yunanistan’a) uzayan rotalarında biriktirdikleri güzel anları okuyoruz.
Aşk, sevgi, hüzün, mutluluk, hastalık, keder, neşe, bitmek bilmez eğlence ve dostluğun bir arada olduğu güzel bir roman olmuş. Kitapta geçen Altınoluk Balıkesir-Adatepe-Tahtakuşlar Köyü çok aşina olduğum ve çok sevdiğim yerler. Nejat İşler’in de buralardan keyifle beğeni ile bahsetmesi gönlümü ekstra çaldı diyebilirim. Buraları görmediyseniz mutlaka gezin derim.
Kitabı da mutlaka okumalısınız. Hele hele Nejat İşler kalemiyle tanışmadıysanız Miras iyi bir başlangıç olacaktır.
Bu arada kitabı okuduktan sonra Mirgün Cabas’ın YouTube kanalında Nejat İşler’i konuk ettiği programı da izleyin derim. Keyifli bir sohbet
Aylin Balboa kitaplarını okumaya ters kronoloji ile başladım o şekilde de devam ediyor. “Ateş Sönene Kadar” 2014 yılında çıkan içinde 9 tane öykü barındıran bir kitap. Yazarımızın ikinci kitabı.
Öykü kitaplarının iyisi gerçekten tadından yenmez ama kötüsü de hiç çekilmez bana göre. İlk tercihi her zaman önce roman olan ben için riskli bir tercih diye düşündüm, temkinle açtım kitabın kapağını, ama açmamla bitirmem bir oldu yine.
9 öykü içinden ilk üçüm var elbette.
Kitaba ismini veren Ateş Sönene Kadar en beğendiğim öykü oldu. İki birbirinden farklı ailenin kızlarının, anne ve babaları tarafından suistimal edilişleri, sonrasında kendi ayaklarının üzerinde durma çabaları ve başarmanın verdiği hazzı sonuna kadar yaşamalarını anlatıyor.
İki genç kızın hayata tutunmak için birbirlerinden destek almaları çok etkileyici bir dil ile anlatılmıştı. Çok etkilendim.
Benim ikinci sıramda “ Kemik” isimli öykü var. Bir köpeğin ağzından yazmak kimin aklına gelebilir ki:) konu olarak hüzünlüydü ama anlatım şekli olarak tatlı bir öyküydü.
Ve son olarak benim de çok muzdarip olduğum bir konuyu ele aldığı “Perihan” isimli öykü. Bayıldım, bayıldım :)
İlk başlarda sanıyorsunuz ki bir aşk ve ayrılık hikayesi, evet ayrılık hikayesi olduğu doğru da nasıl bir ayrılık olduğunu söylemeyeyim ki süprizi kaçmasın :)
Birkaç saat içinde bitirdiğim bu dokuz güzel öykü için yazarımızın kalemine sağlık diyorum. Ve hemen Aylin hanımın ilk kitabı olan “Belki
Bir Gün Uçarız”’a başlıyorum.
Herkese keyifli okumalar…