Ceyda Küçükoruç

Ceyda Küçükoruç
Matematik Öğretmeni
Yüksek Lisans
İstanbul
20 Nisan
196 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
9/10
·304 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 10:48
İlk sayfasından itibaren kendinizi romanın içinde bulduğunuz, bittikten sonra “vay be ben ne okudum” hissiyatı yaratan enfes bir kitaptı. Kemal Varol ile tanışma kitabım oldu iyi ki de olmuş. Ters bir kronoloji ile okumaya başlamış oldum kendisini, zaten benim her işim biraz terstir:) napalım “Onu Sevdiğim Zamanlar” ilk olarak ismi ile çekti beni. Bir özlem kitabı olduğu adından belliydi. Çok sevip kavuşamayan iki kalp canlandı gözümde, büyük bir özlem… Kitap kafamda yazdıklarımının kat kat fazlasını verdi. Her ayrılığın nefretten olmadığını bazen sevgiden de ayrılık doğabileceğini gösterdi… Suskun 84 ile Elanor arasındakilerin anlatıldığı bu romana Bir aşk romanı demek haksızlık olur bence. Uluslararası siyaset, savaş ve yaşama tutunmaya çalışmak ekseninde başımıza neler gelebileceğine dair şeyler okudum… Sevginin ve aşkın dini milleti ırkı olmadığına, ortak dil bile konuşamayan bir kadın ve bir erkeğin gözleri ve kalpleri ile birbirlerinin yaralarını anlayabileceğine hatta sarabileceğine şahit oldum. Elanor; Fransa’da mültecileri geri gönderme merkezinde görevli bir memurdur, Suskun 84 ise lakabından anlaşılacağı üzere sessiz, çaresiz, yorgun ve küskün bir göçmen. Yollarının bu geri gönderme merkezinde kesişmesi ile yaşanan olayları bazen Elanor’un bazen de Suskun’un penceresinden izliyoruz. Elanor’un anlatıcı olduğu kısımlarda Kemal Varol’a bir kadın olarak hayranlığım daha da büyüdü. Kadının iç dünyasını, duygularını, yaşadığı histerik halleri, aklı ve kalbi arasındaki git-gelleri, eski sevgilisine ait bölümlerde yaşadığı hayal kırıklıklarını, tamamlanamamışlık hissini, öylesine doğal içten ve gerçek aktarmış, etkilenmemek mümkün değil. Belli ki müthiş bir gözlem ve empati yeteneğine sahip. Beri taraftan Suskun84’ün savaş koşullarındaki zorlu hayatına ait
1000Kitap
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,873 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ceyda Küçükoruç

, bir kitap okudu
9/10
·304 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 10:48
·
2026 13. kitabı
Kemal Varol
8.8/10 · 1.873 okunma
Cafe gibi lastikçi
Hayat çok acayip. Kötü görünen olaylar, aklınıza bile gelmeyen güzel şeylere vesile olabiliyor. Günlerdir hatta birkaç haftadır sağlığımla ilgili can sıkıcı haberler alıyorum. Hayat tabi bir şekilde devam ediyor her türlü stresi ile birlikte… Sabah arabaya bir bindim, lastik basıncı yerlerde. Belli ki patlamış. Dedim yani neden?? Sanki az dert varmış gibi başımda. Neyse bir şekilde lastikçiye geldim. Bugüne bir not düşeyim diye bulunduğum ortamı fotoğrafladım. Neredeyse iyi ki lastiğe vida saplanmış diyecektim, o derece keyifli huzurlu bir ortam vardı. Çalışanlar çok iyi niyetlilerdi, sabahın köründe gitmişim, daha gözlerini açamamış insanlar ama güler yüzleri yerinde. Soba yanında, sobada demlenmiş bir bardak çay içmenin verdiği mutluluk küçümsenemeyecek kadar büyükmüş. İşlerinin ehliymişler kısa sürede lastik onarıldı, ruhum da öyle Yarın gelecek yeni streslere açığım artık :)
Hayal mi gerçek mi? Sınırı kim belirliyor ki
8/10
·72 syf.··
2026 12. kitabı
72 sayfalık bu minicik, mütevazi kitap içinde çokça hayat öğretileri bulabileceğiniz bir hazine sandığı gibi. Kitabımızın anlatıcısı, adı hiçbir sayfada geçmeyen Fransız bir iş adamı. Çin’e iş gezisi için gelen anlatıcımız, kaldığı otelin tuvaletlerinin temizliğinden sorumlu Bayan Ming ile tanışıp onunla ayak üstü bir sohbete başlar. Bu yaşlı kadının anlattıklarının çoğunun yalan olduğunu düşünmesine rağmen onunla olan sohbetlerinden bir türlü vazgeçemez. Çin’de tek çocuk yasası vardır, birden fazla hamile kalan kadınlardan bebeklerini düşürmeleri istenmektedir. Buna rağmen Bayan Ming 10 tane çocuğunun olduğunu söyleyince, “Bu nasıl mümkün olabilir ki?” Sorusu hem anlatıcımızın hem de okuyucunun aklından sıklıkla geçiyor. Çocuklarının hepsine ait teker teker hikayeler anlatması, okuyucuyu keyifli, merak uyandırıcı sohbetlerin içine çekiyor. Bu anlatıların içinden yaşama dair pek çok ders çıkarmak mümkün. Konfüçyüs öğretilerini de hikaye ile harmanlayan yazar ortaya tadından yenmez bir eser çıkarmış bana göre. Bu kitabın bende bıraktığı en büyük etki, gerçeğin eğilip bükülebileceği ve hatta bunu zaman zaman yapmanın ruh sağlığımız açısından önemli olduğu, mutlu olabilmek için gerçeklerin şekil değiştirmesinin bir sakıncası olmadığını anlayabilmek oldu. Hakikat, bizim en hoşumuza giden yalanın ta kendisidir. Uzunca bir öykü ya da novella olarak sınıflayabiliriz bu kitabı. 2 saat içinde rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz kadar akıcı bir dili var. Dünyanın gerçekleri ile boğulanlara önerimdir. Keyifli okumalar
1000Kitap
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma

Ceyda Küçükoruç

, bir kitap okudu
8/10
·72 syf.··
2026 12. kitabı
Eric Emmanuel Schmitt
8/10 · 7,4bin okunma