Ceyda Küçükoruç

8/10
·472 syf.··
2014 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2014 00:00
Elinde ne var ne yoksa bir anda kaybetmiş olan Dana'nın mecburen güçlü olmayı öğrenmesini konu alan, oldukça samimi ve sürükleyici bir roman. Dana sadece boşanmanın kendine getirdikleri ile değil aynı zamanda iki çocuk ve bir yeğenin de gençlik problemleriyle savaşmak zorunda kalıyor. Maddi olarak da güçlenmek zorunda olan Dana yarı zamanla girdiği iş sayesinde yepyeni bir dünyanın da kapılarını açıyor kendine. Bununla birlikte kız kardeşiyle, en yakın dostuyla, oğlunun antrenörüyle, iş yerindeki patronuyla, eski kocasıyla ve onun yeni eşi kendisin eski kuaförü ile yaşadıkları kimi zaman insanın sabrını ve gücünü sınayacak derecede. Anlatılan boşanma hikayesi oldukça evrensel ki kadın dünyanın neresinde olursa olsun aşağı yukarı aynı süreçlerden geçiyor. Mesele ayağa kalkmasını bilebilmek, becerebilmek... Bu hikayede bir yeniden doğma öyküsü okuyoruz ama "acı yok Rocky" kıvamında değil, aksine, Dana oldukça naif, sabırlı, özverili ve empati dolu bir kadın. Kinden bu kadar uzak kalabilmesi ve duyarlılık seviyesinin üst noktalarda oluşu ütopik gibi görünse de inandırıcılıktan uzak değil. Bu sebeple okurken asla bir hayal dünyasında hissetmiyorsunuz kendinizi. Dana siz de olabilirsiniz ya da en yakın arkadaşınız belki kardeşiniz... Çok etkileneceğiniz, son derece samimi, tutarlı, sürükleyici bir yaşam hikayesi olduğunu tekrar söyleyip mutlaka okuyun diyorum.
YüzleşmeJuliette Fay · Ephesus Yayınları · 201166 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Ceyda Küçükoruç

, bir kitap okudu
8/10
·472 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2014 00:00
·
2014 24. kitabı
Juliette Fay
6.7/10 · 66 okunma
9/10
·272 syf.··
2014 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2014 00:00
Xavier Ireland... Nam-ı değer Chris... Sıkı bir Scrabble oyuncusu, boynuzun kulağı aşmasıyla, kendisini -bir anlamda- yetiştiren kişiyi solda sıfır bırakarak radyoculuk kariyerinde hızla ilerleyen bir kişi... Hiç istemiyor olsa da şöhret kapısını aralamak üzere... Ses tonu artık tanınabiliyor ve yakın gelecekte, gece geç saatlerde yaptığı radyo programını prime time'a taşıyabilir. Doğup büyüdüğü, okuduğu, ilk defa aşık olduğu memleketinden ayrılıp Londra'ya taşınmasının, orada bir apartman dairesinde tek başına yaşamasının ve mümkün mertebe insanlarla iletişim kurmamasının elbette bir sebebi var... Kitap Kelebek Etkisini anlatıyor bana göre. Hem de çok güzel anlatıyor. Bir arkadaşına yapmak istediği iyiliğin hayatı boyunca başına açacağı dertlerden habersiz olan Xavier'in yaşamını, onunla bir biçimde iletişime geçen on bir insanın da Xavier ile bağlantılı hayatını okuyoruz. Kitabın isminin ON BİR olmasının asıl sebebi anlatılan bu on bir kişi olmasına karşılık, bence, kitabın on bir bölümden oluşması ve ana karakterimizin isminin baş harflerinin de romen rakamları ile on biri (XI) işaret etmesi hoş bir kombinasyon olmuş. Hiç sıkılmadan, aksine keyif alarak okuduğum, okurken içinde kaybolduğum güzel bir kitaptı. Mutlaka okuyun derim...
On BirMark Watson · Domingo Yayınevi · 201184 okunma
8/10
·384 syf.··
2014 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2014 00:00
34 yaşındaki karınız sizi kendi yatağınızda ve patronunuzla aldatsa ne yapardınız? Peki aldatıldığınız gün babanızın öldüğünü öğrenseniz? Kız kardeşinizin aşık olduğu adamdan vazgeçip, berbat bir evliliği sürdürmek için -çocukları uğruna- verdiği çabaları görseniz ne hissederdiniz? Küçük erkek kardeşinizin hiçbir baltaya sap olamamış, hercai yaşamına mı yanarsınız yoksa hayatıma çeki düzen vermek istiyorum deyip anneniz yaşındaki bir kadınla evlenme kararına mı? Ya abinizin sizin uğrunuza yaptığı fedakarlıkla seneler sonra yüzleşseniz? Belki de yüzleşmelerin en büyüğü 60 ına merdiven dayamış annenizin biseksüel olduğunu öğrenmenizdir. Tüm bunların arasında baba olacaksın haberi ne kadar çekicidir acaba? ... Judd Foxman'ın iyi niyetli bir doğum günü sürprizi, bunlar gibi pek çok soru işaretiyle içli dışlı olmasına yol açıyor. Baba Foxman'ın Şiva'sında* her biri farklı hayat telaşı içinde olan aile bireylerinin bir araya gelmeleri, birbirlerine aşırı düşkün bir aile olmamaları dolayısıyla zor anlar yaşamalarına sebep oluyor. Kimi zaman yüzleşmeler, kimi zaman birbirlerini anlama çabaları, çoğu zaman da eğlenceli atışmalarına şahit oluyoruz. Kitabın çok akıcı, sürükleyici, eğlenceli, şaşırtıcı bir dili ve tespitleri var. Bu denli kolay okunması ve gerçekçi samimi bir tat alınmasında çeviren Algan Sezgintüredi'nin payı büyük elbette. Judd Foxman romanın sonunda der ki: "Boynuzlu bir koca olarak geldiğim yerden baba adayı olarak dönüyorum. Evet bu şiva hepimizi değiştirdi bir parça" Değişim kaçınılmazdır... Bence hayata bir de 35'ini aşmış bir adamın penceresinden bakmakta yarar var. Hiçbir şey koyamasanız bile cebinize, keyifli vakit geçireceğiniz garanti. Bu arada, kitabın filmi de çekilmiş ben henüz izlemedim. Kitabı okumadan filmi izlemeyin derim..
Burada AyrılıyoruzJonathan Tropper · April Yayıncılık · 2014142 okunma