Ceyda Küçükoruç

9/10
·450 syf.··
2014 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2014 00:00
Jodi Picaoult tek kelime ile bir şaheser yaratmış. Mutlu bir aile yaşamları olan Fitzgerald ailesinin bir anda ters yüz olan hayatını anlatıyor bu kitap. 3 yaşındaki kızları Kate'in kanser olmasıyla gelişen trajik bir süreç içerisinde yüzüyoruz. Kate'in uygulanan hiç bir tedaviye olumlu cevap vermemesi sonucunda doktoru tarafından önerilen bir yöntemle Brian ve Sara yeni bir bebek yapmayı planlıyorlar. Proje Bebek denilen bu tip bebekler kısaca, laboratuvar ortamında üretilen bebekler olarak tanımlanabilir. Kate ile tam doku uyumuna sahip olması sağlanan Anna, doğduğu gün kordon kanı bağışıyla başlayan bir mecburi donörlük vasfıyla hayatına devam ediyor. Anna 13 yaşına geldiğinde, girmiş olduğu ergenliğin de etkisiyle hayatına dair sorgulamalar yapmaya başlıyor. Ve artık kendi bedenine ait kararları sadece kendi vermeyi istediğini düşünüp bir mahkemeye başvuruyor. Bu mahkeme süreci ile gelişen durumlar kitabın zenginleşmesini sağlıyor. Elbette her başlayan sürecin bir bitme noktası olduğu gibi Anna'nın ailesine karşı açtığı davanın da bir sonucu oluyor. Bunu okuyarak öğrenmenizi öneririm. Okurken çok fazla ikilemde kaldığım, kitabı bitirdikten sonra da üzerinde uzunca bir süre düşündüğüm kaliteli bir kitaptı... Çok ama çok etkilendim.. Her bir karakter beni ayrı ayrı etkiledi. Kitabın yazılış tarzı da çok hoşuma gitti. Olayın kahramanlarının ağzından, onların bakış açısına göre yazılmış olması hepsini tek tek hissedebilme olanağı sunuyor. Jodi Picaoult ilk defa okuduğum bir yazar, iyi ki onunla tanışmışım diyorum. Büyük bir içtenlikle söyleyebilirim ki daha okuduğum ilk kitabıyla kendisine hayran oldum. Kitabın konu seçimi oldukça cesur... Çok kaygan bir zemin olan lösemi, organ bağışı,kök hücre araştırmaları,tasarım bebekler...üzerine kitap yazmak kolay bir iş
Hukuk
Kız Kardeşim İçinJodi Picoult · April Yayıncılık · 20191,875 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ceyda Küçükoruç

, bir kitap okudu
9/10
·450 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2014 00:00
·
2014 21. kitabı
Jodi Picoult
8.8/10 · 1.875 okunma
8/10
·264 syf.··
2014 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2014 00:00
Bugüne kadar okuduğum en gerçek ve en samimi kitap olduğunu söyleyerek başlangıç yapmak isterim. Dışarıdan bakıldığında sadece futbol severlere-özellikle de erkeklere- hitap eden bir kitap gibi dursa da azim, hırs,hayallerden vazgeçmeme, zorluklarla mücadele, çaresizlikler içerisinde doğan güneşler ile hissedilen tarifsiz mutluluk... gibi oldukça değerli ve eşsiz tecrübelerin anlatıldığı bir yaşam öyküsü aslında. Günümüzde hepimizin yaptığı " erkenden havlu atmak" eyleminin bir anti tezi veya panzehri -artık ne derseniz deyin- niteliğinde harika eğlenceli bir kitap. O havlular atılmadan evvel artık en az bir kez daha düşünülüp, Paul Watson aklın bir köşesine getirilmeli diye düşünüyorum. 1984 doğumlu gencecik Paul Watson, gepgencecik yaşında nasıl bir çılgın projeye balıklama dalmış, neler yapmış nasıl başarmış okumak gerek, hele ki böylesi sempatik bir dille yazılmışsa... Bence yaş, cinsiyet, futboldan anlayıp anlamamak, sevip sevmemek gibi bir takım kriterler ya da ön yargılara bakmadan bu kitabı edinin ve okuyun derim. Pişman olmazsınız... Aşağıda size ışık tutması için iki tane video paylaştım. Bunlardan biri Paul Watson ile yapılan bir röportaj diğeri de Pohnpei'nin ve kitabın havasını hissedebilmeniz için 3 dakikalık bir tanıtım. youtube.com/watch?v=ixui2hT... youtube.com/watch?v=ZNV-RZc...
Spor
Ayağa Oyna PohnpeiPaul Watson · Domingo Yayınevi · 201470 okunma
5/10
·264 syf.··
2014 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2014 00:00
Arka kapak yazısını okuyup büyük bir heyecanla aldığım kitabın bana yaşattığı hayal kırıklığını hala üzerimden atabilmiş değilim... Esasında kendime söz vermiştim. Bu tip iddialı isimlere sahip, bestseller veya büyük büyük şeyler vaat eden kitapları asla almayacağıma dair.. Merakıma yenik düştüm maalesef... İlk defa bir kitap hakkında bu derece olumsuz bir kanaate sahibim ve ilk defa bir kitabın 120 küsürüncü sayfalarında okumaktan sıkılıp, sayfa atlamanın kralını yaparak son 10 sayfasını okudum. Tahmin edersiniz ki hiç bir şey kaçırmamışım. Hani bazı (tamam hepsi) Türk dizileri vardır. 100 bölüm izlemezsin 101. bölümde bir bakarsın o güne kadar ne olmuş şıp diye anlar, yadırgamazsın. İşte tam o kıvamda bir kitapmış "Dünyanın en tuhaf oyunu" Sözüm ona bir gizem, sır perdesi ve büyük bir merak üzerine oturtulmaya çalışılmış. Belki niyet iyi ama sanki vur deyince öldürülmüş gibi geldi bana. Bir defa 16 karakter nedir yahu? Bir an geldi ki acaba elime kağıt kalem alsam da bir şablon mu çıkarsam diye düşünmedim değil :) Sherlock Holmes veya Agatha Christie özentisi desem o da değil.. Nevi şahsına münhasır bir roman olmuş adı üzerindeki bu kitap :) Bloğumu okuyan varsa-ki umarım vardır-öznel yargılarımın sizi çok fazla etkilemesine izin vermeyin dilerseniz. Sam amcanın mirasçılarından biri olup oyuna katılmak isterseniz keyifli okumalar dilerim :)
Dünyanın En Tuhaf OyunuEllen Raskin · Epsilon Yayınları · 201431 okunma