"Birkaç kez kendini toplamaya çalışmış, ama her seferinde -içinde biriken yalnızlığın yükü onu eziyormuşçasına- dalgın ve amaçsız uyuşukluğuna geri yuvarlanmıştı."
"Son zamanlarda burada nelere katlandığımı kimse öğrenemeyecek, kimse beni benden daha fazla hor göremez. Kendimi perişan hissediyorum, hasta gibiyim, sakat gibiyim, çünkü herkesten çok farklıyım, gitgide daha kötü, daha değersiz, daha gereksiz olduğumu gözyaşları içinde hissediyorum, ben..."
...Hain ellerce yayılmış gibi geniş gölgelerle kaplı, aynanın donmuş gibi parladığı bu odada geceleri sabah olduğunda uyanmaktan, sabahları da akşama kadar yaşayacağı uzun, uykulu, sıkıcı ve tekdüze günden korkuyordu.