bazıları
elindeki teraziyi adalet sanır
kendi yükünü hafif
başkasınınkini ağır tartar
.
bazıları kendini ışık sanır
karşısındakini gölge
kendi sesini hakikat
başkasının suskunluğunu hata
oysa…;
aynı toprağın sinesinde demlenir bütün canlar
aynı güneşin altında büyür
.
ve hiçbir çocuk
hangi kapıdan dünyaya düşeceğini
hangi annenin duasına
hangi yoksulluğun içine
hangi kırık kapının eşiğine
doğacağını seçemez
zira hayat…;
herkesin aynı yerden başlamadığı
uzun bir yokuştur
kimi gölgede büyür
kimi güneş altında kavrulur
kimi ekmeğini alın teriyle yoğurur
kimi vicdanını
bir avuç çıkar uğruna savurur
.
ben…
sessiz misafir sevdiğinin kapısında bekleyen
rüzgârın yönünü şaşırdığı çaresiz yelken
sen…
yüzüne bahar sürülmüş kadın
göğsünde turnalar uçuran saklı bahçe
.
hangi dağın sabrından yontulduysa sesin
taşlar bile yeşerir adını duyunca
.
hangi bahçenin duasından düştüyse ellerin
kurumuş dallar bile çiçeklenir değince
ve kalbin…
sağır bir dervişin heybesinde taşıdığı
sırrı çözülememiş gizli ayet
.
okursun can olur
dokunursun kıyamet
.
ve aşk…
ansızın açan nar çiçeği
.
dokunursun ateş olur
koklarsın çocukluğun
ve ayrılık…
cebinde güneş unutan kış günü
.