Ceyda Torlak

Puan vermedi
"Çaresiz kalmadıysa , hiçbir hayvan durup dururken kötü, şirret olmaz.Oysa insan hayvanların en yırtıcısıdır!" . . . Kitaba başlamadan önce yazarı hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Sadık Hidayet öykü, roman ve birçok da farklı türde eserler vermiş meşhur bir yazardır. Tahran 'da doğmuş ve İran edebiyatında hikayeciliğin ve romancılığın kurucusu sayılmış. Aradığı huzuru İran'da bulamayınca , huzuru yurtdışında aramış. Paris'teyken yazdığı Kör Baykuş büyük ses getirmiş . İkinci Dünya Savaşı'nın bitimine kadar sosyal eleştiri ağır basan eserlere yönelmiş. İlk intihar girişimini 1928 de yılında yapmış ve kurtarılmış. Daha sonra 1950 yılında yıllardır içine düştüğü kötümserlikten kurtulamayarak otel odasında havagazı ile intihar etmiş . Yazarın daha öncesinde Kör Baykuş isimli kitabını okumuş ve çok sevmiş biri olarak bu kitabını da okurken keyif aldığımı söylemeliyim. Kitapta farklı türden eserler yer alıyor. Hiciv yönü ağır basan hikâyelerde hem o dönemdeki birkaç farklı insanı eleştiriyor.Hem de toplum yapısına dair fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Kitaptaki son kısımda yer alan insan ile hayvan isimli denemesi ile ağır, çarpıcı tespitler yapan yazar. İnsan hakları meselesine değiniyor. Bu konudaki hassasiyetini de farklı yorumlarla bizlere sunuyor.
Seçme EserlerSadık Hidayet · Ayrıntı Yayınları · 201688 okunma
Reklam
Puan vermedi
"Yolcu ,bir gün yolunu yitirirsen , artık eski yolunu bulmaya çalışma, yeni bir yol ara kendine." . . . "Yalnızdım. İçimde büyüyen boşluğun içinde yalnızdım." Hakkari'de bir köy öğretmeni diğerlerinin deyişiyle bir kazazade.Nereye geldiğinden habersiz yalnız yapayalnız biri. Farklı bir dil, farklı bir kültür ,insanlar , çocuklar ve daha bir sürü şey . Öğrenecek çok şeyi olduğunun farkında bir yerden başlaması gerektiğinin de . Kitapta olaylar uzun uzun anlatılmamış , farklı bir anlatımı var. Fakat bu kadar az cümle ile bu kadar duygu aktarması kitabı okurken muazzam bir okuma keyfi veriyor. İnanılmaz betimlemeler yaptırıyor . Başkarakterimiz olan öğretmenin evinde oturuyoruz mesela . Haliti bekliyoruz gelen misafirlerle konuşuyoruz. Sabahleyin o keskin soğugu hissediyoruz .Karanlıkta ve sessizlikte kendimizi dinliyoruz. Kitap her şeyden uzaktan kalan o insanları hiç görülmemiş değer verilmemiş ihmal edilmiş hayatları anlatmış bize aslında. O dağ başında hastalıklarla , zorluklarla mücadele eden içlerinde belki de hiçbir zaman bilinmeyecek duyulmayacak umutlar barındıran o güzel insanlardan söz etmiş bizlere. Öğretmenin öğrencilerine söylediği gibi bütün öğrettiklerimi unutun dünya dönüyor evet ama belki de burda , bu dağ başında dönmemesini bilmek daha doğrudur. Müthiş bir kitaptı
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
Puan vermedi
"Ne demiş Atamız? 'Kadınlarımız, erkeklerimizden daha kültürlü, bilgili, uyanık olmak mecburiyetindedirler. Şayet gerçekten bu milletin anası olmak istiyorlarsa böyle olmalıdırlar' demiş." . . . Dar zamanlar serisinin ilk kitabı olan ölmeye yatmak okuduğum  en iyi kitaplardan biri oldu. Çok güçlü bir anlatım  ve çok iyi bir toplum analizi yapılmış. Genç  bir kadın olan Aysel'in bir otel odasına giderek ölüme yatması, intihar etmeyi düşünmesiyle başlıyor kitap. Daha sonra geçmişe  giderek  bizlere Cumhuriyetin ve Atatürk ilkelerinin topluma benimsetilmeye çalışıldığı  çağdaşlasma yolunda olan ülkemizi  ve bu süreçte Aysel'in  yaşadıklarını ailesini ve bir bakıma o dönemdeki  aile ve toplum yapısını  gözler önüne seriyor.  Aydın, Ali, Aysel ve daha birçok  gencin okumuş, kültürlü  birer Türk genci olmak adına  yaşadıkları  zorlukları ve gösterdikleri çabaları ve hayat hikayelerini okuyoruz. Modern olmak, batılılaşmak düşüncesinin  ne kadar doğru anlaşıldığı toplumun bu durumu kendi içinde ne derece  yürütebildigi ve yürütebileceği üzerine sorgulamalar yaptırabiliyor olması kitabı daha önemli kılmış. Genç bir kız olan Aysel icin okumak , kendi ayakları üzerinde  durabilmek Atatürk 'ün ümit ettiği gibi bir Cumhuriyet kadını olabilmek daha zordur. Toplum , aile ,ideolojiler ve daha  birçok zorluk yaşamaktadır.  Sadece bir yaşam değil   bir tarih analizi de var kitapta. Cumhuriyet  dönemini  ve dönemdeki  tarihi olayların anlatılması  tarihsel bir birikim olarak da bir  fayda sağlamakta  . Aysel'in o otel odasında  kendi hayatını  anlamlandırmaya çalışması, içinde  yaşadığı varoluşsal  duygu durumu ve bu duruma geliş  süreci çok  güzel işlenmiş. Birinin hayatına  yavaş  yavaş  yaklaşmak  her adımda onu biraz daha anlayabilmek güzel  bir histi  .Çok severek okudum. Herkese
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20195,7bin okunma
Puan vermedi
"Geceleri cok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı ." . . "İnsan mutlu  olduğu  sürece, fakirlik utanılacak bir şey değildir. " . . . Hayatta küçük ya da büyük  hatalar yaparız. Bu hatalar bizler  için  çok büyük sonuçlar doğuracağı gibi bize iyi gelip  hayatta daha kararlı  adımlar  atmamızı sağlayabilir.  Yaşadığımız ve yaşattığımız hayal kırıklıkları  özsaygımızı yitirmemize sebep olur ve çevremizdekilerin bize olan bakışını , duygularını da değiştirebilir. Bunlarla baş edebilmek  büyük bi özveri  ve inanç ister. Böyle durumlarda yine en çok kırılan ve üzülen  yakınlarımızı  yanımızda isteriz ve onlar sayesinde toparlanır,  iyileşiriz. Bu aslında büyük  bir fedakârlıktır, bunun yükünü  bir ömür  omuzlarımızda taşımak içten içe bizlere acı verir . Kitabı okurken hep böyle duygular ve düşünceler hissettim, kitaptaki hikaye hayata karşı  büyük bir inançla ayakta kalmaya çalışan bir ailenin hikayesi . Beni çok etkiledi. Kitaptaki hikayede Fugui ve ailesinin hayatta kalma mücadelesini ve bu uğurda yaşanan acıları ve verilen  kayıpları okuyoruz.   Hikayesini tanıştığı bi gezgine anlatan  Fugui bu yabancıya hayatında  yaptığı hatalardan , duydugu pişmanlıklardan ve daha birçok şeyden  bahsetmekte. Yayımladığında  ülkesinde yasaklanan bu  kitabın sizlere hayata karşı  farklı bakış açıları katacağını düşünüyorum. Bu hikayede her şeye rağmen  yaşamaktan vazgeçmeyen ve belki de bundan da içten içe gurur duyan birinin,  birilerinin  hikayesi var . Keyifli okumalar
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
Puan vermedi
"Burda düşlediğim hayatı bulacakmışım gibi bir duygu var içimde.Hatta belki mutlu bile olabilirim.Mutluluk diye bir şeyin var olmadığına inanmaktan vazgeçecek kadar hem de." . . . "Bazıları için hayat kolay olabilir.Ama hayatı kazananlar acı çekenlerdir.Acı bir terbiyedir.Ve yaşamak , insan olma yolunda verilen zorlu bir kavgadır.Zordur insan olmak evlat." Selçuk Baran , daha önce iki öykü kitabını okuduğum ve anlatım tarzını çok sevdiğim bir yazar. Bu sefer Güz Gelmeden adlı romanını okuma imkanı buldum ve gerçekten çok sevdim. Kitapta Yeşilçay' da bir sahil kasabasındaki insanların hayatlarına yakından tanıdık ediyoruz. Dönemin etkisiyle ayrışan insanları, varlıklı bir aile ve ailedeki üyelerin yalnız hayatlarını okuyoruz .Kitap kendi istek ve arzularını göz ardı etmiş ailesi için yaşayan bir genç kadını, travmalarla ve içindeki derin acılarla uğraşıp duran kendisine tutunacak bir dal arayan genç bir adamı, her şeyi geride bırakarak olmak ve yaşamak istediği yer olan Yeşilçay 'a dönen bir avukatı ve daha birçok farklı ruhu içinde barındırıyor. Romanda en çok sevdiğim şeylerden biri de her karakterin çok değerli ve derin hikayesi olması. Her bir karakterin hissettirdikleri farklı şeyler ve bu okumayı daha keyifli kılıyor. Yalnızlığın , iletişimsizliğin çokça ön planda olduğu bir roman . Karakterler birlikte vakit geçirmiş olsalar bile kendi içlerinde gizledikleri sorunlarla uğraşan,yardıma ihtiyaçları olmasına rağmen bunu tercih etmeyen karakterler. Aşkın, dostluğun, kardeşliğin insanlarda yarattığı duyguları çok iyi hissettiren ve sürekli devam etmesini istediğim oldukça güzel bir romandı.
Güz GelmedenSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2019386 okunma