‘’Gerçekten Evgenia, bazen kaybolduğumu hissediyorum. İnancım sarsılıyor. Doğruluğundan emin olduğum düşüncelerin hayat karşısında paramparça olduğunu görmek çok yıpratıcı. Karanlığın ortasında buluyorum kendimi. Doğru neydi, yanlış neredeydi, hakikat hangisiydi, bilemiyorum. Ne var bunda diyeceksin, her insan yanılır. Öyle olmuyor, bizim yaptığımız yanlışların bedeli çok ağır.’’
Sanırım olduğumdan daha iyi biri zannediyor beni, daha olgun, daha güçlü. Ama değildim, herkes gibiydim, belki herkesten daha zayıftım, çünkü herkesten daha fazla yaralanmıştım.
… bir insanın yerine ötekini kolayca koyamazsın. Çok kıymet verdiğin birileri hayatından koparılınca, onun acısını, sancısını, yasını yeterince tutmadan başka birine sarılamazsın. Bu, hem kaybettiğin insana hem de kendine yapacağın en büyük saygısızlık olur. Bunu yapamazdım, aklım kabul etse bile gönlüm kabul etmezdi.