Grange uzun bir dönem bizi tatmin edemedi. Yine çoğu yazardan üstündü. Ancak o ilk kitaplarının verdiği tadı veremedi. Nerede o Kızıl Nehirler, Şeytan Yemini, Leyleklerin Uçuşu falan.
Ancak şunu söylemeliyim ki Grange, Lontano ile o ilk kitaplarına dönüş yapıyor. Hikaye çok derin. Zaten sayfa sayısı bunu gösteriyor. Cinayetler çok iyi. O ilk kitaplarda ki havayı soluyorsunuz. Dil akıcı. Ancak fazla detaya girmiş olması sizi sıkabilir. Beni sıkmadı.
Grange bu sefer bizi Kongo'ya götürüyor. Onun en sevdiğim yanı bizi farklı coğrafyalara götürüyor olması. Kurgu çok iyi.
Gençken yazının insanoğlunun kendini anlatmak için yarattığı en büyük araç olduğunu düşünürdüm. Şimdiyse bir yazıyı gerçekten anlayabilecek tek kişinin onu yazan olduğunu düşünüyorum.
Romanın en büyük özelliği tarihi anlatırken sadece tarihin anlatılmaması. Tarih romanlarından çoğu zaman insan psikolojisi ve gündelik hayat unutulan nokta. Ancak Kemal Tahir bu romanında sadece tarihi umursamıyor. İnsan ruhunu ve gündelik hayatı da umursuyor. Hatta bunları anlattığı tarihten daha çok umursuyor, önem veriyor. Bu bağlamda roman edebiliğin de üstüne çıkıyor.