Göbekli Tepe Muhafızı (Her Şeyden Önce İnanç Vardı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
988
Gösterim
Adı:
Göbekli Tepe Muhafızı
Alt başlık:
Her Şeyden Önce İnanç Vardı
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752118973
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Dilbilimci annesini Milas Musevi Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlayan Kamil'in hayatı, hiç tanımadığı Harranlı bir adamın, evini satın almak istemesiyle alt üst olur. Milas yakınlarında cesedi bulunan adamın konuştuğu son kişi Kamil'dir ve o daha annesinin yasını tutarken kendini bir anda cinayet zanlısı olarak nezarette bulur.

Şartlı salıverilmesinin ardından gerçeğin peşine düşen Kamil, loş odasında adeta bir mabede girercesine açtığı bilgisayarının önüne döktüğü şifreleri çözdükçe yolu, binlerce yıl önce Afrika'nın ortasında nurlanan insanoğlunun dönüşüm hikâyesinin yazıldığı Göbekli Tepe'ye çıkar. Peki Göbekli Tepe neresidir?

Anadolu'nun en derin ve kadim sırlarının fısıldandığı, gizemli inançlarla tek tanrılı dinlerin harmanlandığı, ehil olmayanlara kapalı olan sırların saklandığı ve insanlık tarihinin baştan yazıldığı bir mabet...

Ve tüm bunları koruyan dilsiz muhafızın sırrına ancak hikmet sahiplerinin vakıf olabildiği, zaman ve mekândan azade bir uğrak yeri....
Kitapta, aksiyon, macera, aşk, tarih, arkeoloji, intikam ve herşey var...
Okunması çok kolay. Anlatım çok güzel. Kitaba başlıyorsunuz bir de bakıyorsunuz bitmiş. Tadı damağında kalıyor insanın. Sonra da Göbekli Tepe ile ilgili araştırma yapma ihtiyacı oluyor insanda, tabi tarih meraklısı iseniz..
Ben çok şey öğrendim. Tarih baştan yazılmalı bence. Umarım siz de okursunuz ve aynı tadı alırsınız..Kesinlikle tavsiye ederim. Pişman olmazsınız..
Kitap Dan Brown havası taşıyor. Bizde bunların yapılması lazım. Tecrübe açısından önemli.
Polisiye kurgusu olan bir roman. Ancak ana öğesini tarih oluşturuyor. Dili akıcı. Anlatımı kolay. Ancak sonu güzel bitmiyor. Biraz aceleye getirilmiş. Bir anda olaylar çözüme kavuşuveriyor.
Gereksiz yerler var kitapta. Anlatılmasa da olurmuş. Tekrara düşülmüş.
Ancak kitap beklentimin üzerindeydi.
Kitabın konusu ve kurgusu güzel fakat olaylar karışık anlatılmış. Bitmesine yakın bu kadar olay nasıl son buldu diye düşünürken iki kişinin olayları anlatmasıyla son buluyor kitap. Açıkçası çok beğenmedim ama Göbekli Tepe'ye olan ilgim ve merakım biraz daha arttı...
arkadaşım kitabı isminden dolayı alıp kendine göre beklentilerini karşılamayınca yarım bırakıp bana hediye etti. o bu kitapta göbekli tepe ile ilgili daha fazla bilginin olmasını beklediği için kitabı yarım bırakmış. benim ise zevle okuduğum bir kitap oldu. buradan kitap için ona ayrıca teşekkür ediyorum.göbekli tepeyi daha çok sığ bilgiler vererek anlatmış. ki zaten sonuçta polisiye tarzı yazılan bir kitaptan derin araştırma kitabındaki bilgileri beklemekte zannımca yanlış olur.son olarak kitap ahmet hakanın dediği gibi dan brown romanlarından hoşlananlar için okunabilecek güzel bir polisiye olmuş.
Kamil.. Üstün zekalı. Kitap, annesi Eren'i toprağa gömdüğü sahne ile başlıyor. Annesi dilbilimci. Hayatını özellikle Karca dilini çözmeye adamış. Kamil ayrıca tam 5 dil bilen bir bilgisayar korsanı.
Annesini kanser yüzünden kaybetmesinin üzerinden çok geçmemişken kendini birden bir cinayetin zanlısı olarak buluyor. Öldürülen kişinin adı İbrahim. Kendisi Urfa'dan Milas'a gelmiş. Kamil ile evini almak istediğini söyleyerekten muhabbete başlıyor. Ve işte İbrahim'i en son gören kişi de Kamil olunca bir numaralı zanlı olarak parmaklıkların ardına tıkıyorlar. Ancak delil yetersizliği nedeniyle şartlı salıyorlar.

Ada ise İbrahim'in kızı. Babasının öldürülmesinin şokunu atlatamadan kendini olayların içine atıyor. Avukat olduğu için kendince bir araştırmaya giriyor. Kamil ile görüşmek üzere Milas'a kadar geliyor ancak Kamil onu her defasında atlatmayı başarıyor.

Kitapta Urfa ve Milas arasında nasıl bir bağlantı olabilir şeklinde bu iki karakterimiz de kendince bir arayışa giriyor.

Gelelim yorumuma.

Kitabı ilk çıktığı zaman direk almıştım. Ancak kısmet bu zamana denk geldi okumam. Okumaya başladığım ilk sayfalarda kafamı vurdum resmen duvarlara neden bu kitabı daha önce okumadım diye..

Öncelikle yazarla ilk defa tanıştım ve kalemine hayran kaldım.
Kitabın kurgusu, dili, akıcılığı.. Mükemmeldi!
Hani bölüm bitsin biraz ara vereyim diyorum ancak bölüm öyle bir yerde bitiyor ki kendimi devam ederken buluyorum bir an..
Elimden bırakamadım.
Ancak bitsin de hiç istemedim. Sanırım bir 300 sayfa daha olsaydı çok rahat okurdum.

Kitabın içinde her şey vardı. Tempo hiç düşmedi. Devamlı bir aksiyon halindeydi.
Ve kitapta sadece bunlar yoktu. İçinde tarihsel ve dinsel bilgilerde bulunuyordu. Ve yazar bu bilgileri kurgusu ile çok başarılı bir şekilde harmanlamış diye düşünüyorum.

Özellikle Eren karakterini büyük bir hayranlıkla okudum. Hatta dedim keşke kitabın içine girebilsem, zamanda birkaç sene geriye gidip Eren ile karşılıklı oturup sohbet edebilsem diye ama..

Kesinlikle tavsiye ederim ;)
Esrarengiz olaylarla dolu bir kitap.Beni esir aldı
Kitap Urfa da çalınan bir heykeli ve devamında yasananları konu alıyor. Göbekli tepenin bekçisi ibrahim heykelin nerede olduğunu ihbar eder, İbrahim Muğla milas a gider ve orada öldürülür. İbrahim i Milasta tek gören kişi Kamil dir ve cinayeti üzerine kalacaktır. Kamil bu durumdan kendini kurtarabilmek için hacker yöntemleriyle uğraş sergiler. İbrahim'in kızı Ada da aynı şekilde babasının katilini bulmak ister, kader Adayı Kamil ile bir araya getirir. Sonunda cinayet zanlıları ortaya cıkar Kamil ve Ada'yı öldürmek ister.
Roman gerçekten etkileyici ve güzel, karakterler özenle seçilmiş.
Tadı damağımda kalan DAN BROWN tarzı bir kitap. Acaba Dan Brown bu kitabı okuyup Başlangıç kitabına esinlenme yapmış olabilir mi? Aşk, macera, entrika, tarih, din hepsi iç içe....
Gençken yazının insanoğlunun kendini anlatmak için yarattığı en büyük araç olduğunu düşünürdüm. Şimdiyse bir yazıyı gerçekten anlayabilecek tek kişinin onu yazan olduğunu düşünüyorum.
Yonca Eldener
Sayfa 23 - Altın Kitaplar
Hayatı boyunca her şeye öylesine anlam yüklenmişti ki, zayıf bedeni duyduğu anlamsız sevinçler ve orantısız kederler arasında sürüklenip durmuştu.
Yonca Eldener
Sayfa 86 - Altın Kitaplar
Hiçbir şey için yeterli zaman tanımayan bu sürüklenişin içinde, önceliği tercihleri değil mecburiyetleri belirliyordu.
Yonca Eldener
Sayfa 183 - Altın Kitaplar
Ada ekledi. "Adem'in yasak meyve ağacı bu olsa gerek. Mülkiyet çıktığından beri bir olmaktan uzaklaştık. Artık sen ve ben var."
"Tevrat'a göre Adem'in oğullarından Kayin çiftçiydi, Habil ise çoban. Kayin, Tanrı'ya toprağından, Habil de hayvanlarından sunmuştu. Tanrı, çoban Habil'in hediyesini kabul edince çiftçi Kayin kıskançlıktan deliye dönüp kardeşini öldürmüştü. Tanrı bundan sonra onu oradan oraya sürdü. Kayin çobanı öldürdü ama huzurunu feda etti. Bazıları Kayin'in çocukları olunca bir şehir kurduğunu, burasının Urfa olduğunu söyler. Belki de doğrudur."
Ada, "Belki insanı cennet bahçesinden kovduran yılan, tarım devriyle başlayan evrenden kopuşumuz anlamına geliyordur. Toprağa bağlandıkça ondan koptuk," deyip devam etti. "Bu çok büyük bir ikilem. Hayatta kalmak için doğayla mücadele etmemiz gerekiyordu, ancak mücadele ettiğimiz şey de hayat damarımızdı. Bu, büyürken kendi kişiliğimizi kazanmak adına anne babamızla çatışmamıza benziyor. En derinden bağlı olduğumuz parçamız oldukları halde onları aşmadan büyümüyoruz. Nerede duracağımızı bilmezsek de hepimiz zarar görüyoruz. Oysaki tapınaklardaki dikilitaşların hatırlattığı irademiz hep içimizde."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göbekli Tepe Muhafızı
Alt başlık:
Her Şeyden Önce İnanç Vardı
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752118973
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Dilbilimci annesini Milas Musevi Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlayan Kamil'in hayatı, hiç tanımadığı Harranlı bir adamın, evini satın almak istemesiyle alt üst olur. Milas yakınlarında cesedi bulunan adamın konuştuğu son kişi Kamil'dir ve o daha annesinin yasını tutarken kendini bir anda cinayet zanlısı olarak nezarette bulur.

Şartlı salıverilmesinin ardından gerçeğin peşine düşen Kamil, loş odasında adeta bir mabede girercesine açtığı bilgisayarının önüne döktüğü şifreleri çözdükçe yolu, binlerce yıl önce Afrika'nın ortasında nurlanan insanoğlunun dönüşüm hikâyesinin yazıldığı Göbekli Tepe'ye çıkar. Peki Göbekli Tepe neresidir?

Anadolu'nun en derin ve kadim sırlarının fısıldandığı, gizemli inançlarla tek tanrılı dinlerin harmanlandığı, ehil olmayanlara kapalı olan sırların saklandığı ve insanlık tarihinin baştan yazıldığı bir mabet...

Ve tüm bunları koruyan dilsiz muhafızın sırrına ancak hikmet sahiplerinin vakıf olabildiği, zaman ve mekândan azade bir uğrak yeri....

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Hvite Niggere
  • Bahadır Özel
  • Berfin Alkan
  • Şahin ŞEKER
  • izem
  • VEDAT ERGİN
  • Sibel ŞENGEZER
  • Gamze Sel
  • eniiyise
  • özlem karagöz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.1 (3)
9
%23.1 (3)
8
%7.7 (1)
7
%15.4 (2)
6
%15.4 (2)
5
%15.4 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0