Kitap anı tarzında. Çocukluk anıları. Bırakın edebiliği şimdi. Beni çocukluğuma götürün.
Tezer Özlü okumak istedim. Birincisi erken yaşta vefat etmişti. Erken gidenleri hep özlerim. İkincisi Franz Kafka hayranıydı kendisi. Bunlar yeterliydi. Bir de ölüm olgusunu işliyor. Bir karamsar hava. Bir melankoli.
Kitabın dili, daha doğrusu anlatımı ağır diyebilirim. Sakin kafa ile okumakta fayda var. Açmanızla kapamanız bir oluyor.
İlk defa Elif Şafak okumak istedim ve en son çıkan kitabını aldım. Muhtemelen bir daha da okumazdım. Dili bana sade geldi. Akıcıydı. Özellikle cümle kuruş şekli hoşuma gitti. Bence bu Elif Şafak'ın artısı. Hikaye basit. Çok sıradan ve bana kalırsa klişe bile denebilir. Olayda dikkatimi çeken şu oldu: Karşıtlık. Ortada kalmışlık. Aslında hepimizin hayatının bir yerinde belki tamamında var. Hepimiz karşıt durumlar yaşıyoruz ve bazen ortasındayız. Ne orada, ne burada. Beni bu durum etkiledi. Kitapta bunu gösteren somut örnekler bolca var. Özellikle din konusunda.