Her insan yeryüzüne eklenen bir sorumluluktur: doğumla birlikte. Çünkü insan sorumluluğu yüklenerek geldi yeryüzüne + varoluş sözleşmesi bu = İNSAN YARATILDI.
Bakara suresinde buyuruyor ki: Firavun, doğacak bir erkek çocuğun tahtını elinden alacağını rüyasında görmüş ve emir vermiş: “ Doğan her erkek çocuk öldürülsün!..” Bu firavun ne yaptı, çocukların sadece dünya hayatına son verdi, o meleklerin ahireti cennet.
Yine ayağa kalktı, seyircisini bulmuş aktör gibi haykırdı:
- Bugün öyle analar, babalar var ki çocuğunu kahveler, meyhaneler, barlar için yetiştiriyor; çocukların hem dünyalarını hem ahiretlerini mahvediyorlar, şimdi söyleyin Firavun mu zalimdi, bugünkü bazı analar, babalar mı?
- Yüz sene evvel bu dünyada var mıydık?
- Yoktuk.
- Yüz sene sonra da bu dünyada olmayacağız, nerede olacağız?
- Mezarda.
- Toprakta.
- Hiçlikte.
- “ Yüz sene evvel neredeysek yüz sene sonra orada olacağız. Yani bir başka âlemden yola çıktık, dünya denilen otele geldik, beğendik veya beğenmedik, gidiyoruz.”
İnsan, şu kainat sarayının aziz misafiridir. Ev sahibine itaat ederse rahat eder. Zaten görülüyor ki eden de etmeyen de gidiyor. Elbette ki zalimlerle mazlumlar mahkemeye gider. Orada zalimler cezalandırılır, mazlumlar mükafat görür.