Og Mandino’nun hayat hikayesini okuyunca, onun da zamanında dibe vurduğunu ve oradan nasıl çıktığını görmek bana iyi geldi. Kitap boyunca 17 tane basit ama anlamlı hayat kuralı paylaşıyor. Öyle uzun uzun nasihatler yok, tam tersine; sanki bir dost oturmuş da sakin sakin konuşuyormuş gibi hissettiriyor.
En çok hoşuma giden şeylerden biri, her şeyin değişebileceğini ama bunun bizim elimizde olduğunu hatırlatması. Şikâyet etmek yerine şükretmek, her sabaha yeni bir umutla başlamak gibi küçük ama etkili fikirler var. Okurken bazen durup düşündüm; “Ben bunları yapıyor muyum gerçekten?” diye.
Kitap kısa, dili çok sade ve anlaşılır. Ağır bir felsefe değil, daha çok içimizi ısıtan, motive eden bir rehber gibi. Kişisel gelişim kitaplarına çok mesafeli biri olsam da bu kitap bana kendimi iyi hissettirdi.
Tavsiye eder miyim? Evet, özellikle de kafası karışık olanlara, moral arayanlara, yeni bir sayfa açmak isteyenlere…