Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep, sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez.
Yaşar Kemal, Anadolu'da ağızlarda yaşayan dilden dile adeta masallaşan üç büyük halk hikayesini romanlaştırmış. Üç anlatıda da destansı aşk, mücadele, yer yer isyan ve sarsılmaz bağlar okuru karşılıyor. Bunları okurken de Çamlıbel, Toroslar, obalar, dağlar, uçurumlar gözümüzde canlanıyor. Yaşar Kemal'in müthiş betimleme yeteneğinin bunda payı büyük. Köroğlu ile Telli Nigar 'ın aşkı, Karacaoğlan 'ın aşk derdini sazıyla ölümsüzleştirmesi ve geyik avından bir türlü vazgeçemeyen Halil ile ona son anına kadar sadakatle bağlı Zeynep 'in öyküleri.... Kulaktan dolma bilinen halk hikayelerini derinlemesine betimlemeler ve gerçekçi kahramanlar aracılığı ile unutulmaz hale getirdiği için Yaşar Kemal 'in ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu bir kez daha vurgulamak gerekir... Sıkılmadan okudum, tekrar tekrar okuyacağım.