Çağdaş Kocabıyık

Eylülde sanki bahara hasret çeken mahzun bir tazelik, sanki üzerine çöken kışın, kendini yoketmek isteyen sonbaharın aksine kalıcı olmak, tekrar bahar olmak mücadelesi vardır. Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden mahrum olmaktan başka kendisinde de dayanacak güç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir keder ve tefekkürle, üzerine çöken tenhalığın, matemin acıklı sonuyla düşünüyor; sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar dayanırsa dayansın, kışın kazanacağını, artık her şeyin, her ümidin bittiğini, buna tahammül gerektiğini anlamaktan dolayı bir ümitsizlikle ağlıyordur.
Sayfa 156 - İş Bankası Kültür Yayınları, 1. Basım, Mart 2020·Kitabı okudu
Reklam
Başka çare olmadığını, alışmak gerektiğini görüyor, alışkanlığın büyük bir kuvvet bulduğunu anlıyordu ve etrafına bakınca herkesin hayatında da birçok yara, çöküş, bela görüp alışkanlıkla bunları unuttuklarını düşünerek hayatı bu kadarcık müsaadesi için bile seviyordu. İşte hayatında bulduğu en büyük iyilik, bütün kötülüklerini karşılayacak kadar büyük bir lütuf bu alışabilmekti, herkes felaketlerine tahammülle başlıyor ve tahammülle alışarak dayanabiliyordu.
İş Bankası Kültür Yayınları, 1. Basım, Mart 2020·Kitabı okudu
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 14:08
Antropoloji okumaktan zevk alıyorsanız severek okuyacağınızı düşündüğüm bir kitap, maalesef henüz Türkçe baskısı yok. Yazarın ana fikri ritüellerin bir çeşit belirsizlikle başa çıkma davranışı olduğu yönünde. Bu fikrini de bir çok gözlemle ve deneyle destekliyor.
RitualDimitris Xygalatas · 02 okunma