Gizem Keçeci Özgür

Her yetişkinin yaşamına iki ayrı büyük aşk öyküsü egemen olur. İlki cinsel aşka ulaşma yolundaki arayışımızın öyküsüdür; bu bilindik öykü toplumsal olarak kabul görür, alkışlanır, iniş çıkışları ve fırtınaları ise edebiyatın ve müziğin çıkış noktasını oluşturur. İkinci öykü ise dünyanın sevgisini kazanma yolundaki arayışımızın öyküsüdür; daha gizli saklıdır, daha bir yüz kızartıcıdır. Onu bir şekilde ifade etsek bile çok nüktedan ya da alaycı ifadeler kullanmaya çalışırız. Dünyanın sevgisini kazanma arayışının sadece kusurlu ya da haset dolu ruhlara özgü olduğunu düşünür ya da statü edinme arayışını sadece bu ekonomik terimlerle değerlendiririz. Ancak bahsettiğimiz ikinci öykü en az ilki kadar yoğundur, ilki kadar karışık, önemli ve evrenseldir; hüsranları da en az ilki kadar acı verir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·48 syf.·
18 saatte okudu
·
2024 8. kitabı
Agota Kristof
8.4/10 · 3.704 okunma
Çöl burada başlıyor işte. Sosyal çöl, kültürel çöl. Devrim günlerinin ve kaçışın heyecanı yerini sessizliğe, boşluğa, önemli bir şeye hatta belki de tarihe tanıklık ettiğimiz duygusuna kapıldığımız günlere duyduğumuz özleme, memleket özlemine, aile ve arkadaş özlemine bırakıyor. Buraya gelirken bir şeyler bekliyorduk. Beklediğimiz neydi bilmiyorduk ama kesinlikle bu değildi: Bu kasvetli işgünleri, bu sessiz akşamlar, bu değişime kapalı, sürprizsiz, umutsuz, donuk hayat. Maddi olarak eskisinden biraz daha iyi yaşıyoruz. Bir yerine iki odamız var. Yeterince kömürümüz ve yiyeceğimiz var. Yine de kaybettiklerimize göre çok ağır bir bedel.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Gönüllü unutkanlık korkunç bir şey Tobias. Bugün herkes gönüllü unutkanlıktan medet umuyor. Evet, gönüllü unutkanlık, bugün ilan edilmemiş bir resmi ideoloji. Bu ideoloji rahatlatıyor, geçmişte yapılan büyük hataların yükünü azaltıyor, vahşeti unutturuyor, belki ulusal gururun incinmesini önlüyor ama insanları hakikatten uzaklaştırıyor. Büyük bir yanılsamaya yol açıyor. Gerçekle yüzleşmemizi engelliyor. Fakat biz ondan kaçsak da onu yok saysak da hakikat orada duruyor.
Sayfa 408·Kitabı okudu