“Peki yürekler, insanlara düşlerinin peşinden gitmek zorunda olduklarını neden söylemiyorlar?” diye sordu delikanlı, Simyacı'ya.
“Çünkü bu durumda en çok, yürek acı çeker. Ve yürekler acı çekmekten hoşlanmazlar.”
Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç öngörmediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyordu.
...Fani toprağa kanaat edip bâki yuvadan uzaklaşan ve ıraklık çamuruna saplanıp yakınlık çiçeklerinden mahrum kalan bir kuş varsa o da insanların gönül kuşudur...
Fani göz bâki güzelliği tanıyamaz. Ölmüş gönül ancak solmuş çiçeklerle uğraşır...
Herşeyin dışıyla ilgilendik hep.
En güzeli olsun diye diye,
en iyisinden uzaklaştık.
İçimiz boşaldı,
dışımızı süslemekten.
Dışımız zenginleşti,
iç fakirliğimizden.
Hepimiz doğruları istiyoruz
ama güzellerin peşinde koşuyoruz.
Aşkım Kapışmak