Kitabı okurken benim en çok dikkatimi çeken cümlelerden biri, Sümerlilere ait şu söz oldu:
"Biliyorsun, neden öğretmiyorsun?"
Bu cümleyi okuduğumda aklıma hemen günümüz geldi. Belki de bugün bu sözü şöyle güncellemek gerekiyor:
"Madem biliyorsun, neden öğretmekten kaçıyorsun?"
Bilginin bu kadar erişilebilir olduğu, fakat paylaşmanın giderek azaldığı bir dönemde yaşıyoruz. Aynı şekilde birçok güzel değerin anlamını yitirdiğini düşündüğümüz zamanlardan geçiyoruz. Yine de inanıyorum ki hâlâ bir yerlerde iyi kalpli insanlar var.
Üreten insandan, çalışan insandan, saygılı ve sınırlarını bilen insandan zarar gelmez. Aksine, onlar topluma ve vatana en çok fayda sağlayan, kıymeti bilinmesi gereken insanlardır.
Daha fazla ipucu vermek istemiyorum ama ufkunuzu genişletecek, düşündürecek ve bazı konulara farklı açılardan bakmanızı sağlayacak bir kitap arıyorsanız, bu kitaba mutlaka bir şans verin.
Ben Atatürk'ü eleştirenlere şunu söylüyorum: "Bugün hepinizin elinde O'nun elinde olan imkanlardan çok daha fazlası var. Daha iyisini yapın da görelim."
İyiyi ve güzeli takdir edebilmek sağlam bir karakterin göstergesi. Kendine güveni olan kişi, dışarıdaki güzellikleri görmekten mutlu oluyor. Zayıf karakterler ise güzelliklerle yarışa girmeyi tercih ediyorlar.