Momo
Secundus, Minutius, Hora
Saniye, Dakika, Saat
Zamanın ne kadar değerli olduğunu bize hatırlatan üç kelime değil mi?
Kitapta geçen şu cümle çok derin:
“Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.”
Hikâyenin olay örgüsüne baktığımızda, kitap aslında hepimizin nasıl modern kölelere dönüştüğünü oldukça net bir şekilde anlatıyor.
Bir şeyler satın alabilmek için zamanımızı satıyoruz. Peki, aldığımız o şeyler gerçekten hep gerekli mi?
Bir daha asla geri alamayacağımız zamanımızı satarken, karşılığında aldığımız “gereksiz” şeyler bizi sadece anlık olarak mutlu ediyorsa
Bu döngünün içine neden ve nasıl girdik?
Stepford Kadınları
Ira Levin’in Stepford Kadınları için ‘bilimkurguyu toplumsal eleştiriyle buluşturan güçlü bir roman’ demek isterdim; ancak amacına gerçekten ulaşıyor mu, buraya bir soru işareti bırakıyorum. Konu yerinde olsa da okurken sanırım daha fazla detay görmek istedim. Kadınlar robotlara dönüştürülüyorsa, bu dönüşüm hafta sonu eşleri yanındayken nasıl gerçekleşiyor? Belki bir noktayı kaçırdım ama bazı kısımlar zihnimde tam oturmadı. Yine de tedirgin edici atmosferi ve alt metniyle kesinlikle düşündüren bir kitap.
Huşu Ağacı
Kitabın fikri aslında oldukça yaratıcı. Flashback–flashforward kullanımlarını normalde severim ama burada kurgunun sıralaması yer yer kafamı karıştırdı. İki Zeynep, bir Ömer derken olay akışını takip etmek zorlaştı.
Yazarın konuyu derinlemesine işlediğini de çok hissedemedim; güzel atıflar var ama sorunların arka planı, karakterlerin iç çatışmaları sanki havada kalmış gibi… Yani beni tam anlamıyla tatmin etmedi diyebilirim.
Sıfır Noktasındaki Kadın
Bu kitap bir kadının cinsel istismar, şiddet ve çaresizliğe rağmen ayakta kalma mücadelesini öyle bir anlatıyor ki, okurken içinize dokunuyor. Bazen fuhuşu bir çıkış yolu sanacak kadar köşeye sıkışmış hissetmesi, bazen de değersizlik duygusuna kapılıp tamamen bırakması… Yazar bize bu iki ucun arasında sıkışıp kalmış bir kadının dünyasını tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
Okurken sürekli bir ikileme düşüyorsunuz: “Hangisi doğru? Ne hissetmeliyim?” diye.
Ama kitap sonunda şunu yüzümüze vuruyor: İnsan korkudan arındığında neler yapabilir, neler göze alabilir, nelere dönüşebilir…
Gerçekten etkileyici, sarsıcı ve düşündüren bir hikâye.